KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2301 E., 2024/2907 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/2301
- Karar No
- 2024/2907
- Temyiz eden (davacılar)
- Kendi adına asaleten ... ... ve ...'e velayeten ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemlerin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Davanın konusu
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yakınları ...'ü kaybeden davacılar tarafından, olay nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile uğradıklarını iddia ettikleri zararlara karşılık 5.000,00 TL (miktar artırımı ile müteveffanın eşi ... için 692.292,52 TL, çocuğu ... için 64.965,55 TL, çocuğu ... için 93.292,50 TL, çocuğu ... için 189.872,28 TL olmak üzere toplam 1.040.422,85 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, müteveffanın eşi ... için 300.000,00 TL,
mütevaffanın çocukları ..., ... ve ...'ün her biri için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen reddine, tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/6325, K:2022/970 sayılı bozma kararına uyularak tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sosyal risk ilkesine dayalı olarak genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılmasının seçimlik bir hak olduğu, murislerinin kamu görevlisi olduğu, vefat etmesinde görevinin neden ve etkisi olduğu,
uyuşmazlığın 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dosyadaki raporlar arasında meydana gelen çelişki giderilerek karar verilmesi gerektiği, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, dava dilekçesinde belirtilen tazminatın hüküm altına alınması gerektiği, reddedilen manevi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla;
davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2301, K. 2024/2907, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama