KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/286 E., 2024/1534 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/286
- Karar No
- 2024/1534
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Huk. Müş. ...
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olayda idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık 35.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 37.994,94 TL), 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4772, K:2022/1015 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının istinaf başvurusunun reddine ( Kararda sehven tarafların istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yazılmıştır.) karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, olayda hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanuna göre yapılmasının hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, hukuk müşavirleri vekil sıfatını taşımadığından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, olay terör eyleminden kaynaklandığından idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, manevi tazminata ilişkin kısım yönünden idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığı, olayda hizmet kusuru bulunmadığı, dava konusu olayın 5233 sayılı Kanun çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/286, K. 2024/1534, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama