İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2024/361 K.2024/3558

2- ... 3- ... 4- ...

Esas2024/361Karar2024/3558Tarih1 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.020 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/361 E., 2024/3558 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
1 Ekim 2024
Esas No
2024/361
Karar No
2024/3558
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.020 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

2- ... 3- ... 4- ...

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından, babaları ...'nin rahatsızlanması üzerine 16/11/2009 tarihinde götürüldüğü Kaynarca Semt Polikliniğinde doğru tanı konulmayarak bağırsak delinmesi ve buna bağlı gelişen peritonit nedeniyle hayatını kaybetmesine sebep olunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 07/06/2018 tarih ve E:2018/786, K:2018/5721 sayılı kararı ile onanarak 24/06/2019 tarihinde kesinleşmesi akabinde davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan 2019/24231 nolu bireysel başvuru neticesinde Anayasanın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin verilen 23/02/2022 tarihli karar üzerine Anayasa Mahkemesince kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkına yönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ihlal kararının gönderilmesi

sonrası yeni esas numarası alan dosyada davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, yakınlarına 2 ay sonrasına ultrason randevusu verildiği, verilen randevu tarihi kendisiyle ilgilenen idare ajanı doktora bildirilmesine rağmen ilgili doktor tarafından ilaç reçete edilerek taburcu edildiği, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu, çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan raporun Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olarak düzenlendiği, derhal uygun teşhis ve tedavi ile müdahale etmek zorunda olan idarenin bunu yapmamasının, görevini yerine getirmemesinin bir hizmet kusuru oluşturduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden;

Davacıların babası ...'nin, 13/11/2009 tarihi saat 09.00 civarında Pendik Devlet Hastanesi acil polikliniğine üriner şikayetlerle müracaat ettiği, yapılan tetkikler sonucunda idrarda 1 + eritrosit tespit edilmesi üzerine üroloji polikliniğine yönlendirildiği, 16/11/2009 tarihinde Pendik Devlet Hastanesi Kaynarca Semt Polikliniğinde saat 11.30'da muayene edildiği, TİT, Hemogram, Direkt Üriner Sistem Grafisi ,Üriner Sistem USG tetkikleri istendiği, tahlil sonuçlarında idrarda 1+ eritrosit ve kanda beyaz küre artışı olduğunun görüldüğü, reçete düzenlendiği, ultrason bölümünden ileri tarihli randevu alındığı,

aynı günün akşamında karın ağrısı şikayetinin oluşması üzerine Özel Nene Hatun Hastanesine genel durumu iyi ve koopere olarak başvurduğu, nöbetçi genel cerrahi uzmanı tarafından yapılan muayene sonucunda peptik ulcus perforasyonu - akut batın tanısı konulduğu ve acil operasyon önerildiği, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, 17/11/2009 tarihinde peptik ulcus perforasyonu tanısıyla acil ameliyata alındığı, ameliyat sonrasında yoğun bakımda takip ve tedavisi devam ederken kardiak arrest gelişmesi üzerine yapılan müdahalelere yanıt vermeyerek 04/01/2010 tarihinde hayatını kaybettiği,

Olayla ilgili olarak düzenlenen 24/08/2010 tarihli ön inceleme raporunda.

Pendik Devlet Hastanesi üroloji polikliniğinde görevli doktor M.D.B.'nin muhtemelen hastayı bütüncül değerlendirmek yerine yalnızca ürolojik açıdan değerlendirdiği zira muayeneden saatler sonra hem özel hastanede görevli genel cerrahi uzmanı doktor hem Araştırma Hastanesinde görevli doktorlar tarafından şüpheye yer bırakmayacak şekilde hastaya karın içi acil durumu (bağırsak delinmesi) teşhisi konulduğu, ayrıca aynı gün içinde çekilen ultrasonografi ve batın tomografisinin bağırsak delinmesi ve buna bağlı peritonitin geç belirtilerini açıkça belgelediği,

M.D.B. üriner sistem ultrasonu istese de bunun tüm batın ultrasonu gibi yararlı olamayacağı, acil bir durum atlanmak istenmiyor idiyse hastanın olasılıklardan haberdar edilerek tetkiklerin hızlı bir şekilde yapılması konusunda bilgilendirilmesi gerektiği, M.D.B.den karın içi acil duruma işaret eden belirti ve bulguları laboratuvar imkânlarından da yararlanarak hakkıyla yorumlayıp gerekli konsültasyonları yapmasının ya da acil durum olasılığından hasta ve yakınlarını haberdar ederek hastayı uygun yerlere yönlendirmesinin beklenebilir olduğu,

M.D.B.nin bunun yerine dar bir bakış açısıyla hastayı basit bir ürolojik olgu olarak değerlendirip hata yaptığı, bununla birlikte yetersiz değerlendirmesinin hastanın ölümüne etki derecesini saptamanın son derece zor olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğu,

Davacılar tarafından, babaları ...'nin ölümünün davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığı,

Olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda, kişinin 16/11/2009 tarihide bel ağrısı şikayetiyle başvurduğunun kayıtlı olduğu, kişiden hemogram, biyokimya, idrar tetkiklerinin istendiği, tetkikler sonucu idrar yolu enfeksiyonu tanısı ile reçete düzenlendiği, istenilen grafi ve USG hekime götürülmediği, yapılan tetkiklerin doğru olduğu, reçetenin tanıya uygun olduğu bu nedenle 16/11/2009 tarihinde başvurduğu hastanelerde tanısı konularak tetkik ve tedavisi yapılan kişiye uygulanan işlemlerin uygun olduğu, tedaviye katılan hekimlere ve yardımcı personeline atfı kabil kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği,

İdare Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca davalı idareye kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kanun yolu aşamasından geçerek kesinleştiği,

Davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine Anayasa Mahkemesince; hükme dayanak alınan bilirkişi raporlarında başvurucuların iddialarıyla ilgili değerlendirmelerin yer almadığının fark edildiği,

çünkü sözü edilen raporların başvurucuların babasının istenen ileri tetkikleri yaptırıp ilgili doktora geri dönüş yapmadığını ve bir başka merkeze başvurduğunu, bu merkezde gerekli acil tedavilerin yapıldığını, ilgili doktor tarafından yapılan tetkiklerin doğru olduğunu ve reçetenin teşhise uygun olduğunu açıklasa da 16/11/2009 tarihinde Hastanenin Kaynarca Semt Polikliniğinde yapılan muayene ve tetkiklerin başvurucuların babasına acil tıbbi müdahalede bulunulmasını gerektiren bir duruma işaret edip etmediği,

acil tıbbi müdahale gerektiren bir durum varsa başvurucuların babasının gerekirse donanımlı bir hastaneye sevk edilmemiş olmasının başvurucuların babasının ölümüne etki edip etmediği, bu bağlamda ihmalle ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda sessiz kalındığı,

oysa ilgili doktor hakkında yapılan ön inceleme sonucunda hazırlanan raporda karın içi acil duruma işaret eden belirti ve bulguları laboratuvar imkânlarından yararlanarak hakkıyla yorumlayıp gerekli konsültasyonları yapmasının ya da acil durum olasılığından hasta ve yakınlarını haberdar ederek hastanın uygun yerlere yönlendirmesinin ilgili doktordan beklenebilir olduğu, doktorun bunun yerine dar bir bakış açısıyla hastayı basit bir ürolojik olgu olarak değerlendirip hata yaptığı ancak yetersiz değerlendirmenin hastanın ölümüne katkı derecesini saptamanın son derece zor olduğu hususlarının belirtildiği,

Başhekimin de ilgili doktoru kusurlu olduğu gerekçesiyle uyardığı, ayrıca 16/11/2009 tarihinde özel hastanede konulan teşhisin GİS perforasyonu/peptik ulcus perforasyonu olduğu ve başvurucuların babasının ölüm nedeninin de İhtisas Kuruluna göre peptik ulcus perforasyonu ve gelişen komplikasyonlar olduğu,

bu koşullar altında derece mahkemelerince yapılan yargılamanın başvuruya konu edilen olayın seyrini ve sağlık personelinin olası sorumluluğunu aydınlatmaya imkân verdiğini söylemenin mümkün olmadığı gerekçesiyle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine, yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin İstanbul 10. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararının gereği yerine getirilmek üzere İdare Mahkemesince yapılan yeniden yargılamada, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından "16/11/2009 tarihinde Hastanenin Kaynarca Semt Polikliniğinde yapılan muayene ve tetkiklerin başvurucuların babasına acil tıbbi müdahalede bulunulmasını gerektiren bir duruma işaret edip etmediği, acil tıbbi müdahale gerektiren bir durum varsa başvurucuların babasının gerekirse donanımlı bir hastaneye sevk edilmemiş olmasının başvurucuların babasının ölümüne etki edip etmediği,

bu bağlamda ihmalle ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı" sorularının yanıtlanması suretiyle hazırlanacak olan bir bilirkişi raporunun istenildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 8. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 26/04/2023 tarih ve 818 karar numaralı raporda, -özetle- "Kişinin ölümünün peptik ulcus perforasyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu,

dosyada mevcut belgelere göre, 13 Kasım 2009 tarihi saat 09.00 civarında Pendik Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine ürîner şikayetlerle müracaat ettiği, yapılan tetkikler sonucunda idrarda 1 + eritrosit tesbit edilmesi üzerine Üroloji Polikliniğine yönlendirildiği, 16 Kasım 2009 günü için Pendik Devlet Hastanesi Kaynarca Semt Polikliniğinde ( Üroloji-2 ) Op.Dr. ...' ya muayene randevusu aldığı, Op.

Dr. ... tarafından muayene edildiği, TİT, Hemogram, Direkt Üriner Sistem Grafisi, Üriner Sistem US tetkikleri istendiği, tahlil sonuçlarında idrarda 1+ eritrosit ve kanda beyaz küre artışı olduğu, reçete düzenlendiği, ultrason bölümünden ileri tarihli randevu alındığı, ancak doktoruna geri dönüş yapmayarak evine gittiği, peptik ulcus perforasyonunun akut gelişen bir patoloji olduğu, 16/11/2009 tarihinde üroloji polikliniğine başvuran kişide ulcus perforasyon bulgularının olmadığı, non-spesifik bulgular tariflediği, mevcut şikayet ve bulgularına yönelik yapılan tetkiklerin doğru olduğu, yazılan reçetenin tanıya uygun olduğu,

bu nedenle kişinin 16/11/2009 tarihinde başvurduğu hastanelerde tanısı konularak tetkik ve tedavisinin yapıldığı, sorulduğu üzere Üroloji Polikinliğine yönlendirilen başvuru şikayeti ön planda üriner olan, idrar tetkikinde 1+eritrosit saptanan kişide ilgili tetkiklerin acil olarak yaptırılmasının beklenmediği, yapılan işlemlerde tıbbi uygulama hatası bulunmadığı" yönünde görüş bildirildiği,

İdare Mahkemesince; davacıların yakınlarının vefatı ile sonuçlanan olay ile idarece sunulan sağlık hizmeti arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, oluşan zarar bakımından sağlık personelinin ve davalı idarenin sorumluluğunun olmadığı hususunun bilirkişi raporları ile açıkça ortaya konulduğu, bakılmakta olan davada idarenin kusurlandırılarak tazminat ödemekle yükümlü kılınmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Uyuşmazlık incelendiğinde; ceza soruşturmasına ilişkin ön inceleme aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda Pendik Devlet Hastanesi üroloji polikliniğinde görevli doktor M.D.B.'nin muhtemelen hastayı bütüncül değerlendirmek yerine yalnızca ürolojik açıdan değerlendirdiği,

üriner sistem ultrasonu istese de bunun tüm batın ultrasonu gibi yararlı olamayacağı, acil bir durum atlanmak istenmiyorsa hastanın olasılıklardan haberdar edilerek tetkiklerin hızlı bir şekilde yapılması konusunda bilgilendirilmesi gerektiği, M.D.B.'den karın içi acil duruma işaret eden belirti ve bulguları laboratuvar imkânlarından da yararlanarak hakkıyla yorumlayıp gerekli konsültasyonları yapmasının ya da acil durum olasılığından hasta ve yakınlarını haberdar ederek hastayı uygun yerlere yönlendirmesinin beklenebilir olduğu,

M.D.B.'nin bunun yerine dar bir bakış açısıyla hastayı basit bir ürolojik olgu olarak değerlendirip hata yaptığı yönündeki farklı değerlendirme nedeniyle, davacıların söz konusu hastanede murislerinin olasılıklardan haberdar edilerek tetkiklerin hızlı bir şekilde yapılması konusunda bilgilendirilmesi ve bütüncül değerlendirmeyle yapılacak muayene ve tetkikler sonucunda zamanında tanı konulup tedavi uygulanması durumunda murislerinin kurtarılıp kurtarılamayacağı hususunda şüphe duyacakları açıktır.

Bu durumda, olayın etkisi nedeniyle davacılarda meydana gelen manevi zararın karşılanmasına yönelik manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2024/361, K. 2024/3558, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2024/361
Karar No
2024/3558
Tarih
1 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2024/367 K.2024/3691
  • Danıştay 5. Daire E.2024/367 K.2024/12903
  • Danıştay 9. Daire E.2024/370 K.2024/4550
  • Danıştay 5. Daire E.2024/370 K.2024/12480
  • Danıştay 3. Daire E.2024/372 K.2024/4705
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2024/372 K.2024/751

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.