İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2024/3690 K.2024/3330

1- Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydında, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdine istinaden çalıştığı işte 2017/4-6 aylarına ilişkin eksik ödenen primlerin nedeni olarak "eksik gün nedeni" başlıklı sütunda 5 kodu…

Esas2024/3690Karar2024/3330Tarih24 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.488 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3690 E., 2024/3330 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Eylül 2024
Esas No
2024/3690
Karar No
2024/3330
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
... Kurumu Başkanlığı / ...
Davanın_özeti
Davacı tarafından;
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.488 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

1- Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydında, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdine istinaden çalıştığı işte 2017/4-6 aylarına ilişkin eksik ödenen primlerin nedeni olarak "eksik gün nedeni" başlıklı sütunda 5 kodu ile gösterilen "tutukluluk" ibaresi ile bu işten çıkış nedeni olarak "işten çıkış nedeni" başlıklı sütunda 27 koduyla gösterilen "...tutukluluk nedeniyle..." ibarelerinin söz konusu kayıttan çıkarılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile

2- Bahse konu ibarelerin dayanağı olduğundan bahisle 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin Ek-5 sayılı ekinin, 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Açıklamalar" kısmının 6. maddesindeki 27 numaralı kodda yer alan "...tutukluluk nedeniyle..." ibaresinin ve 7. maddesindeki 5 numaralı kodda yer alan "Tutukluluk" ibaresinin,

iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesinin 1. fıkrasında da, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği kurala bağlanmıştır.

Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 3/g bendinde yazılı hâlde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.

2577 Sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan İnceleme:

2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Zira, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın görevli olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Uyuşmazlıkların çözüm yeri'' başlıklı 101. maddesinde, ''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.'' hükmü ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara" iş mahkemelerinin bakacağı kuralı yer almaktadır.

Yukarıda aktarılan Kanun maddelerine göre, 5510 sayılı Kanun'un ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemlerin uygulanması sonucunda tesis edilen bireysel işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu; sözü edilen Kanun'un uygulanmasını göstermek için çıkarılan düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların ise, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği hususunda duraksama bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydında, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdine istinaden çalıştığı işte 2017/4-6 aylarına ilişkin eksik ödenen primlerin nedeni olarak "eksik gün nedeni" başlıklı sütunda 5 kodu ile gösterilen "tutukluluk" ibaresi ile bu işten çıkış nedeni olarak "işten çıkış nedeni" başlıklı sütunda 27 koduyla gösterilen "...tutukluluk nedeniyle..." ibarelerinin söz konusu kayıttan çıkarılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bahse konu ibarelerin dayanağı olduğundan bahisle 12/05/2010 tarihli ve

27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin Ek-5 sayılı ekinin, 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Açıklamalar" kısmının 6. maddesindeki 27 numaralı kodda yer alan "...tutukluluk nedeniyle..." ibaresinin ve 7. maddesindeki 5 numaralı kodda yer alan "Tutukluluk" ibaresinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, uyuşmazlığın, Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydında, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdine istinaden çalıştığı işte 2017/4-6 aylarına ilişkin eksik ödenen primlerin nedeni olarak "eksik gün nedeni" başlıklı sütunda 5 kodu ile gösterilen "tutukluluk" ibaresi ile bu işten çıkış nedeni olarak "işten çıkış nedeni" başlıklı sütunda 27 koduyla gösterilen "...tutukluluk nedeniyle..." ibarelerinin söz konusu kayıttan çıkarılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali isteminden kaynaklanan kısmının,

5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi ve İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca adli yargı yerinde (iş mahkemesinde) görülmesi gerektiği; uyuşmazlığın diğer kısmı olan ve düzenleyici işlem niteliğinde bulunan 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin Ek-5 sayılı ekinin,

05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Açıklamalar" kısmının 6. maddesindeki 27 numaralı kodda yer alan "...tutukluluk nedeniyle..." ibaresinin ve 7. maddesindeki 5 numaralı kodda yer alan "Tutukluluk" ibaresinin iptaline ilişkin kısmının ise idari yargı yerinin (Danıştayın) görevinde olduğu açıktır.

Bu itibarla, davacı tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken uygulama işlemi ile idari yargı yerinde görülmesi gereken Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin iptali istemli davanın ayrı ayrı dilekçelerle açılması gerekmekte olup, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.

2577 Sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan İnceleme:

Davacı tarafından, Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydının 2017/4-6 aylarına ilişkin eksik ödenen primlerin nedeni olarak "eksik gün nedeni" başlıklı sütununda 5 kodu ile gösterilen "tutukluluk" ibaresi ile işten çıkış nedeni olarak "işten çıkış nedeni" başlıklı sütununda 27 koduyla gösterilen "...tutukluluk nedeniyle..." ibarelerinin dayanağı olduğundan bahisle 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin Ek-5 sayılı ekinin, 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Açıklamalar" kısmının 6. maddesindeki 27 numaralı kodda yer alan "...tutukluluk nedeniyle..." ibaresinin ve 7. maddesindeki 5 numaralı kodda yer alan "Tutukluluk" ibaresinin iptali istenilmiştir.

Bununla birlikte, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin ve Ek-5 sayılı ekinin "Açıklamalar" kısmı ile birlikte incelenmesinden; adı geçen Yönetmeliğin "Sigortalı işten ayrılış bildirgesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında, "Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olanlar için Ek-5, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-5/A’da bulunan sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılır.

(Ek cümleler: RG-18/8/2021-31572) Sigortalı işten ayrılış bildirgesi Ek-5 ve Ek-5/A’nın açıklamalar bölümündeki işten ayrılış ve eksik gün nedenlerine ilişkin kodları belirlemeye ve bu kodlarda değişiklik yapmaya Kurum yetkilidir." kuralına yer verildiği; anılan kuralın atıf yaptığı Ek-5'te "Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi"nin düzenlendiği, "Açıklamalar" kısmında da, "Sigortalı işten ayrılış bildirgesi hizmet akdine tabi çalışanlar (4/a), ... sigortalıların 5510 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine göre Kuruma bildirilmesi amacıyla kullanılır." açıklamasının yer aldığı,

dolayısıyla dava konusu edilen düzenlemelerin yalnızca işverenlerin çalıştırdığı sigortalıların işten ayrılışını davalı Kuruma bildirmesinde kullanacakları matbu bildirge ile bildirgenin doldurulma usulüne ilişkin kurallar içerdiği, davacı hakkında tesis edilen uygulama işlemi olan ve davacı tarafından hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülen "Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydı"nda, "eksik gün nedeni" başlıklı sütunda 5 kodu ile gösterilen "tutukluluk" ibaresinin ve "işten çıkış nedeni" başlıklı sütunda 27 koduyla gösterilen "...tutukluluk nedeniyle..." ibarelerinin yer alacağına yönelik herhangi bir düzenleme içermediği;

diğer bir ifadeyle, dava konusu düzenlemelerde, "Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi"nde yer alması öngörülen kod ve açıklamaların "Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydı"nda da bulunması gerektiğine yönelik bir kurala yer verilmediği, dolayısıyla dava konusu kuralların, davacı hakkında tesis edilen 17/04/2024 tarihli "Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydı" ile zımni ret işleminin dayanağını oluşturmadığı anlaşılmaktadır.

Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine de uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, davacı tarafından davanın yenilenmesine karar verildiği takdirde, yenilenen dilekçede bu hususa da dikkat edilmesi suretiyle uygulama işleminin dayanağı olan düzenlemelerin dava konusu edilmesi gerektiği tabiidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde düzenlenerek noksanı tamamlandıktan sonra dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2- Aynı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,

3- Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2024/3690, K. 2024/3330, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2024/3690
Karar No
2024/3330
Tarih
24 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2024/3691 K.2024/3411
  • Danıştay 12. Daire E.2024/3692 K.2024/3304
  • Danıştay 12. Daire E.2024/3694 K.2024/3306
  • Danıştay 9. Daire E.2024/3695 K.2024/4050
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3695 K.2024/4368
  • Danıştay 10. Daire E.2024/3697 K.2024/3222

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.