KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4157 E., 2024/5097 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/4157
- Karar No
- 2024/5097
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde yaşanan iki büyük patlamada davacıların yakını ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle yapılan 07/12/2015 tarihli başvuruların reddine ilişkin işlemin iptali ile bu olay nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların karşılığında 5.000,00 TL (miktar artırım sonrası 410.321,13 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ve davacılardan ... için 300.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.550.000,00 TL (miktar artırım sonrası ... için 250.000,00 TL,
diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL) manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; tazminat taleplerinin reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/1228, K:2022/2860 sayılı bozma kararına uyularak tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile müteveffanın hak sahiplerine veraset ilamındaki pay oranlarına göre 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı idarelerce ödenmesine, davacı eş ... için 50.000,00 TL, diğer davacıların (müteveffanın çocukları) her biri için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, hükmedilen tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, idarenin ağır hizmet kusuru olduğu,idarenin sorumluluğunun sosyal risk ilkesi gereği değil hizmet kusuru açısından ele alınması gerektiği, idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin kabul edilmediği, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı,olayın terör eylemi olduğu,
bir toplantı ve gösteri yürüyüşünde yapılması gereken tüm iş ve işlem ile tedbirlerin ilgili kurumlarla da koordineli olarak bahse konu miting öncesi, esnası ve sonrasını da kapsayacak şekilde gerek yapılan planlama gerek görevlendirilen resmi ve sivil personel sayısı gerekse bu personelin uygun noktalarda konuşlanmaları ile dedektör köpeklerle de yapılan gerekli aramalar bakımından idarenin tedbir ve planlamalarının en geniş şekilde uygulanmış olduğu,
idarelerinin ancak ağır hizmet kusurunun bulunması halinde sorumlu tutulabileceği, hükmedilen manevi tazminat tutarının emsal davalarda hükmedilen meblağların üstünde olduğu,uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un maddi tazminata ilişkin olduğu, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olmadığı,
faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, dava konusu olayda idarelerinin kusur sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Ankara Valiliği ve davacılar tarafından karşılıklı temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/4157, K. 2024/5097, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama