İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2024/4716 K.2024/6365

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Diyarbakır ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde "Uzman Jandarma Çavuş" olarak görev yapmakta iken, 28/10/2010 tarihinde ceza infaz kurumundan bir hükümlünün tedavi edilmesi amacıyla hastaneye nakledilmesi…

Esas2024/4716Karar2024/6365Tarih12 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4716 E., 2024/6365 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Esas No
2024/4716
Karar No
2024/6365
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Genel Komutanlığı / ...
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Diyarbakır ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde "Uzman Jandarma Çavuş" olarak görev yapmakta iken, 28/10/2010 tarihinde ceza infaz kurumundan bir hükümlünün tedavi edilmesi amacıyla hastaneye nakledilmesi görevini yerine getirdiği sırada hükümlünün getirildiği hastanede bir şahıs tarafından yapılan saldırı sonucunda sol bacağından yaralandığından bahisle oluşan maluliyeti nedeniyle memuriyet görevinden ayrıldığı ileri sürülerek uğradığı iddia edilen iş gücü ve kazanç kaybı zararlarına karşılık 600.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonucu 836.491,15 TL) ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda davalı idarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, davacının görevinin neden ve tesiriyle uğradığı zararının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği; davacıya dava konusu olay nedeniyle emekli maaşı bağlandığı, nakdi tazminat ödendiği, 17/09/2014 tarihinden itibaren ise 3713 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesi kapsamında kütüphaneci unvanıyla memur olarak görev yapmaya başladığı, bu kapsamda elde ettiği yararların zararından fazla olduğu, dolayısıyla tazmini gereken maddi zararının bulunmadığı,

olayın vuku buluş şekli ve davacının bacağının sakatlanması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, olay nedeniyle uğradığı 554.154,48 TL maddi zararının idareye başvuru tarihi olan 14/09/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece giderilmesi gerektiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına ve maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Anılan karara karşı taraflarca temyiz isteminde bulunulması üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2018/3918, K:2022/6182 sayılı kararıyla; Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemine ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin anılan bozma kararına uyularak, bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan hesap raporu hükme esas alınarak maddi zararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay bozma kararında efor kaybı hesabında 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil hesap yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda bu dönem için de AGİ hariç hesap yapıldığı,

emsal alınan personelin özel kesintilerinin hesaba dahil edilmemesi gerektiği, emsal maaşta yer alan bazı kesintilerin emeklilik maaşında dikkate alınmaması gerektiği, emsal personel ile davacı arasında evli ve çocuklu olmaktan doğan farkların da hesaba dahil edilmesi gerektiği, efor kaybı zararının asgari ücret esas alınarak hesaplanmaması gerektiği, kütüphanede çalışarak elde ettiği gelirin düştüğü, bu durumun hesaba yansıtılması gerektiği, kütüphane memuru olarak çalışması nedeniyle hesapta indirim yapılamayacağı, sosyal güvenlik ödemelerinin indirime konu edilemeyeceği,

hesaplamada rapor tarihine en yakın değerlerin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, Diyarbakır ili, ...

İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde "Uzman Jandarma Çavuş" olarak görev yapmakta iken, 28/10/2010 tarihinde ceza infaz kurumundan bir hükümlünün tedavi edilmesi amacıyla hastaneye nakledilmesi görevini yerine getirdiği sırada hükümlünün getirildiği hastanede bir şahıs tarafından yapılan saldırı sonucunda sol bacağından yaralanmış ve hakkında GATA Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda TSK'de görev yapamayacağına, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı özürlü sağlık kurulu raporunda da %72 oranında özürlü olduğuna karar verilmiş,

yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan ... tarih ve ... sayılı raporda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının %32,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.

Olay nedeniyle davacıya 15/10/2012 tarihinden başlamak üzere 5434 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca 6. derece vazife malullüğü aylığı bağlanmış, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla da 17.0002,39 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Davacı, 3713 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi kapsamında 17/09/2014 tarihinden itibaren Ereğli İzzettin Süllü Halk Kütüphanesi Müdürlüğüne ... kadrosunda göreve başlamıştır.

Davacı tarafından; oluşan maluliyeti nedeniyle memuriyet görevinden ayrıldığından bahisle uğradığı iddia edilen iş gücü ve gelir kaybı zararlarına karşılık 600.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonucu 836.491,15 TL) ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla yerine getirilmesini sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz (objektif) sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, hukuka uygun olarak yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde, bedensel zararların; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu.

"Belirlenmesi" başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasında, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği;

zarar veya tazminattan indirilemeyeceği, hesaplanan tazminatın, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamayacağı veya azaltılamayacağı, bu Kanun hükümlerinin, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacı 5434 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca vazife malullüğü aylığı bağlanmak suretiyle emekliye ayrılmıştır. Davacıya anılan Kanunlar uyarınca vazife malullüğü aylığı bağlanmış olması nedeniyle 3713 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde tanınan yeniden istihdam hakkından yararlanarak 17/09/2014 tarihinden itibaren Ereğli İzzettin Süllü Halk Kütüphanesi Müdürlüğünde ... kadrosunda (memur) göreve başlamıştır.

5434, 2330 ve 5510 sayılı Kanunların ilgili maddeleri uyarınca vazife malulü veya harp malulü aylığı bağlananlardan, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmemektedir. Burada kanun koyucu tarafından sağlanan yarar, yeniden istihdam olanağı sağlanması değil, vazife malullüğü aylığının kesilmemesidir.

Nitekim kanun koyucu, bu hususu, 5510 sayılı Kanun'da "vazife veya harp malullüğü aylığı bağlananlardan sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez" şeklinde ifade etmek suretiyle "yarar"ı vazife malullüğü aylığının kesilmemesi olarak belirlemiştir.

Bununla birlikte, harp/vazife malullüğü aylığı alan bu kişilerin, yeniden istihdam hakkından yararlanarak kendilerine ödenen görev aylıklarının, çalışmalarının karşılığı hak ettikleri bir gelir olması ve angarya yasağı gereği maddi zararların tespitinde hesaba katılmaması gerekmektedir. Daha açık bir anlatımla, yeniden istihdam hakkı kapsamında davacıya ödenen görev aylıkları, maddi zarar miktarından düşülecek ifa amaçlı bir ödeme olmadığı gibi zarardan mahsup edilecek bir yarar kalemi de değildir. Dolayısıyla yeniden istihdam hakkı kapsamında davacıya ödenen görev aylıkları aktif ve pasif dönem gelir kaybı hesabında dikkate alınacak bir gelir /yarar kalemi olmamaktadır.

Zira, yeni görev aylığı, olay nedeniyle elde edilen, bir başka ifadeyle, zarar ile doğrudan illiyet bağı bulunan bir gelir kalemi olmadığı gibi, zarar nedeniyle kişiye doğrudan ve otomatik olarak kanunen yapılan bir ödeme de değildir. Kişinin, zarara konu olay sonrası çalışmasını/beden gücünü bu yeni görevine/işine özgülemesi nedeniyle elde edilen bir gelirdir.

Davacıya bağlanan vazife malullüğü aylıkları, görev aylığı kadar zarara uğrayan davacının bu zararının kısmen de olsa karşılanması amacıyla yapılan bir ödeme olup, davacının vazife malullüğü aylığı bağlanmasından önceki görevi, yani zarardan önceki (Uzman Jandarma Çavuş) geliri olan görev aylığından mahsup edilecek bir ödeme kalemidir.

Dolayısıyla, bu gibi hallerde; kişinin gelir kaybı zararı hesap edilirken, olay öncesi görev aylığından (zarar), olay nedeniyle bağlanan vazife malullüğü aylığı (yarar) ve nakdi tazminat ile tütün ikramiyesi (yarar) tutarının çıkarılması sonucu ortaya çıkan fark "net zarar/yarar miktarı" olarak kabul edilmelidir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının Uzman Jandarma Çavuş olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaparken 28/10/2010 tarihinde ceza infaz kurumundan bir hükümlünün tedavi edilmesi amacıyla hastaneye nakledilmesi görevini yerine getirdiği esnada kişisel kusuru bulunmaksızın yaralanması, daha açık bir anlatımla görevinin neden ve tesiri sonucu çalışma gücünü kısmen kaybetmesi karşısında, uğradığı zararların kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca tazmini gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, her ne kadar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına esas alınan 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, Dairemizin 20/12/2022 tarih ve E:2018/3918, K:2022/6182 sayılı bozma kararında belirtildiği gibi davacının yeni görev aylığı da yarar kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmekteyse de, Dairemizin başkan ve bütün üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen 31/05/2023 tarihli toplantıda;

yukarıda belirtildiği üzere harp/vazife malullüğü aylığı alan kişilerin, yeniden istihdam hakkından yararlanarak yeni görevleri veya işleri karşılığında ödenen aylıklarının, çalışmalarının karşılığı hak ettikleri bir gelir olması ve angarya yasağı gereği maddi zararlarının tespitinde hesaba katılmaması gerektiği yönünde alınan ilke kararı gereğince yeniden istihdam hakkından yararlanarak yeni görevleri veya işleri karşılığında ödenen aylıkların yarar olarak kabul edilmesine ilişkin içtihadında değişikliğe gidilmiş olup,

dolayısıyla bu değişiklik nedeniyle davacıya yeni görevi (memur/...) karşılığında ödenen aylıkların hiçbir şekilde zarar hesabında dikkate alınmaması gerekmektedir. Esasen, bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi, içtihadın değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir. (Unedic/Fransa, B. No:20153/04, 18/12/2008, S 74; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin / Türkiye, S 58).

Mahkemelerin yorumlarında dinamik ve evrilen bir yaklaşımın sürdürülememesi reform ya da gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişim, adaletin iyi idaresine aykırılık teşkil etmez. (Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No:36815/03, 14/01/2010. S 38).

Öte yandan; işçi veya memur emeklisi ayrımı yapılmaksızın SGK'dan aylık ve gelir bağlanan herkese bayram ikramiyesi ödendiğinden, bu ikramiyelerin kamu kaynağından/Hazineden karşılansa bile ödemenin sosyal amaçlı olduğu anlaşılığından yarar kabul edilip hesaplanan zarardan mahsup edilemeyeceği açıktır.

Bu nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına esas alınan 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının memur kadrosunda ... olarak çalışarak kazanacağı yeni görev aylığının ve bayram ikramiyesinin yarar kabul edilerek hesaplanan zarardan mahsup edildiği görüldüğünden, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınacak mahiyette olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, dava konusu olay nedeniyle davacıya ödenecek gelir kaybına ilişkin maddi tazminatın, Dairemizin 20/12/2022 tarih ve E:2018/3918, K:2022/6182 sayılı kararında yer alan ilkeler gözetilerek ve fakat davacının memur kadrosunda ... olarak çalışıp kazanacağı yeni görev aylığı ile bu yeni görevinden emekli olması halinde alacağı emekli aylığı ve bayram ikramiyesinin yarar kabul edilmeden hesaplanması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2024/4716, K. 2024/6365, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2024/4716
Karar No
2024/6365
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2024/4717 K.2024/5428
  • Danıştay 10. Daire E.2024/4719 K.2024/6850
  • Danıştay 3. Daire E.2024/4719 K.2024/6527
  • Danıştay 9. Daire E.2024/4722 K.2024/7581
  • Danıştay 9. Daire E.2024/4723 K.2024/7577
  • Danıştay 8. Daire E.2024/4724 K.2024/7565

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.