KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/6205 E., 2024/5687 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/6205
- Karar No
- 2024/5687
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVANIN_ÖZETİ : Davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 16/08/2024 tarih ve 8847 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "davacılar" kısmında, ... ve ... isimlerine yer verilerek iki davacı adına vekil tarafından imzalandığı, dilekçe içeriğinde müşterek çocuklarıyla birlikte istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazandıkları, dava konusu işlemin çocukları açısından da etkili olduğu belirtilerek, bu hususun dikkate alınması suretiyle karar verilmesinin istenildiği; "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında ise çocukları ... ve ...'ne yönelik de iptal ve yürütmenin durdurulması isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde, davacıların çocukları bakımından Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana gelmiştir.
Bu durumda, davacıların çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; çocukların reşit olmaması halinde anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, reşit olmaları halinde ise kendileri tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/6205, K. 2024/5687, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama