İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2025/1989 K.2025/4969

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta iken 21/12/2015 tarihinde, Bitlis ili, Merkez ilçesinde yapılan operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca tuzaklanan EYP'nin patlaması sonucu…

Esas2025/1989Karar2025/4969Tarih4 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.176 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/1989 E., 2025/4969 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
4 Kasım 2025
Esas No
2025/1989
Karar No
2025/4969
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Genel Komutanlığı
Vekili
Av. ...
İstemlerin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.176 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta iken 21/12/2015 tarihinde, Bitlis ili, Merkez ilçesinde yapılan operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca tuzaklanan EYP'nin patlaması sonucu yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 3.393.056,14 TL) maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. Mahkemelerince verilen 17/09/2021 tarihli ilk kararın ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılması üzerine yeniden incelenen dosyada kamu görevlilerinin ve özellikle güvenlik personelinin görevlerini yerine getirmeleri esnasında yaralanmaları ya da şehit edilmeleri nedeniyle uğranılan zararlardan, olayın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmamakla birlikte, "meslekî risk" ilkesi gereğince kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarına göre idarenin sorumlu olduğunun yerleşik yargısal içtihatlar ve öğretide kabul edildiği, dava konusu olay neticesinde Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ...

Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporlarda, vücut fonksiyon kaybı %37.6 olarak belirlenen davacının günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre oluşan maddi zararının belirlenmesi amacıyla alınan ve 02/12/2024 tarihinde kayda giren Aktüerya Ek Bilirkişi Raporunda, davacının işlemiş dönem, işleyecek aktif ve pasif dönem efor kaybından kaynaklı zararının davalı idarece yapılan ödeme de düşüldükten sonra 3.393.056,14 TL olduğunun belirtildiği,

hükme esas alınabilecek rapor doğrultusunda anılan maddi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği, eylemin oluş şekli itibarıyla toplumda yarattığı infial ve olayın davacı üzerinde ömür boyu bırakacağı tesir, üzüntü ve elem niteliği dikkate alındığında; olay neticesinde yaralanan davacıya takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; taraflarca yapılan istinaf başvurularının İdare Mahkemesi kararının nispi karar harcına yönelik hüküm fıkrasının düzeltilmesi suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; maddi tazminatın düşük hesaplandığı, nispi karar harcı yönünden 233.145,86 TL harcın ödenmesine karar verilmesi gerekirken 223.145,86 TL harcın ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; harçtan muaf oldukları, olayda idarelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, 2330 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerin tazminatlar belirlenirken dikkate alınması gerektiği, manevi tazminata faiz yürütülemeyeceği, idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden, davacının Jandarma Genel Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta iken 21/12/2015 tarihinde, Bitlis ili, Merkez ilçesinde yapılan operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca tuzaklanan EYP'nin patlaması sonucu yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 3.393.056,14 TL) maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacının Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından, Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.

B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacının Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:

Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.

Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesinin 17/09/2021 tarihli ilk kararında 570.454,02 TL maddi tazminatın kabulüne ve davacıya ödenmesine karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından esası yönünden, davacı tarafından ise sadece maddi tazminatın faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine İdare Mahkemesince yeniden alınan bilirkişi raporunda maddi tazminatın 3.393.056,14 TL olarak hesaplandığı, anılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacı tarafından, idare mahkemesinin ilk kararında hükmedilen 570.454,02 TL maddi tazminata karşı sadece faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu, miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunulmadığı görülmekte olup, aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı ilkeleri gereğince mahkemenin ilk kararında hükmedilen 570.454,02 TL maddi tazminat tutarını aşacak şekilde yeniden verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince, iş bu bozma kararına uyulması halinde maddi tazminat istemi yönünden karar verilirken nispi karar harcına ilişkin olarak da yeniden hüküm kurulacağından davacının nispi karar harcına yönelik temyiz iddiası bu aşamada incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının idare mahkemesi kararının davacının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının ONANMASINA, idare mahkemesi kararının davacının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2025/1989, K. 2025/4969, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2025/1989
Karar No
2025/4969
Tarih
4 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1991 K.2025/2632
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/1996 K.2025/2633
  • Danıştay 10. Daire E.2025/2002 K.2025/5148
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2009 K.2025/2634
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2012 K.2025/2635
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2013 K.2025/2698

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.