İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2025/3995 K.2025/4277

Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'ya 07/05/2021 tarihinde İstanbul Heybeliada Aile Sağlığı Merkezinde uygulanan BCG, Pnömokok ve Karma aşılarının koldan yapılması gerekirken hatalı şekilde bacağa ve kas dokusuna fazla dozdan…

Esas2025/3995Karar2025/4277Tarih2 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.937 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/3995 E., 2025/4277 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
2 Ekim 2025
Esas No
2025/3995
Karar No
2025/4277
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı / ...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacılar)
Kendi adlarına asaleten ...adına velayeten ... ve ...
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.937 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'ya 07/05/2021 tarihinde İstanbul Heybeliada Aile Sağlığı Merkezinde uygulanan BCG, Pnömokok ve Karma aşılarının koldan yapılması gerekirken hatalı şekilde bacağa ve kas dokusuna fazla dozdan enjekte edilmesi üzerine küçükte lezyon oluşması sonrasında ameliyat olmak durumunda ve bacağında kalıcı boşluk/iz kalmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 12.500,00 TL maddi, anne için 50.000,00 TL, baba için 50.000,00 TL, küçük için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların 12.500,00-TL maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; dava konusu uyuşmazlıkta, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda, BCG aşısının hemşire Z.A.tarafından küçüğe sehven kas içine ve bacaktan uygulanmasının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının belirtildiği, bir başka deyişle, olayda özen eksikliği tespit edilen hemşire Z.A. ile Dr.S.F.'nin eylemleri nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı,

dava dilekçesine ekli bilgi ve belgelerden, hastane giderleri kapsamında, 31/01/2021 tarihinde yapılan ameliyat ücreti olarak 8.200,00 TL ile 06/08/2021 tarihinde yapılan tahlil ücreti olarak 65,66 TL tutarın davacılar tarafından karşılandığı ve hastaneye gidiş-geliş masrafları adı altında ise 141,00 TL tazminat talep edildiği anlaşılmakla, genel teamüllere göre hastane giderleri ve yol giderleri kapsamında karşılanan toplam 8.406,66 TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren (12/04/2022) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı,

dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, hastane giderleri kapsamında tazmini talep edilen 300,00 TL tahlil ücretinin 234,19 TL'sinin (02/08/2021), 500,00 TL muayene ücretinin (07/07/2021, 29/07/2021, 04/09/2021 ve 04/10/2021 tarihlerinde), 1.381,67 TL emar ücreti (29/07/2021) ve 1.477,48 TL iğne biyopsi ücretinin (29/07/2021) ise, davacılar tarafından yaptırılan özel sağlık sigortası kapsamında kişiye fatura ettirilmeyip sigorta şirketi tarafından karşılandığı,

halefiyet ilkesi gereğince sigorta poliçesi kapsamında oluşan zararın tazmininin talep edilmesi hususunda sigortacının ödediği tazminat oranında sigortalının haklarına halef olacağı ve zarardan sorumluluğu bulunan üçüncü kişilere iç ilişkide rücuan idari ve başvuru veya yasal yollara müracaat hakkı bulunduğu dikkate alındığında, toplam 3.593,34 TL hastane ve tedavi masraflarının tazmini isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı,

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı raporunda, küçüğün geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 14 (ondört) güne kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde başka birinin yardımına gereksinim duymayacağı, geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğu ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespitlerine yer verildiği, olay tarihinde küçüğün 3 aylık olduğu hususu dikkate alındığında, geçici iş göremezlik zararının da oluşmadığı,

bu kapsamda fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talep edilen 500,00 TL maddi tazminat isteminin de reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davacıların 300.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; bakılan uyuşmazlıkta, Adli Tıp Kurumu raporundaki tespitler ile doktor ve enjeksiyonu yapan hemşire hakkında yürütülen disiplin soruşturma dosyasının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, olay tarihinde henüz 3 aylık olan küçük...'nın uygulanan hatalı enjeksiyon nedeniyle narkoz alarak ameliyat olmak zorunda kaldığı ve enjeksiyon sonrası küçüğün bedeninde yara izi oluştuğu dikkate alındığında,

sağlık hizmetinin yürütülmesi sırasındaki hatalı iş ve işlemlerin davacı anne ve babada korku ve belirsizliğe neden olduğu, bu yönüyle, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın manevi tazminat ödenmesi suretiyle giderilmesinin hakkaniyete daha uygun düşeceği kanaatiyle, olayın meydana geliş şekli ve sonuçları göz önünde bulundurularak takdiren davacı ... için 50.000,00 TL,...... için 50.000,00 TL ve küçük ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren (12/04/2022) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine,

davacıların fazlaya dair 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; esas yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, nispi harç yönünden ise davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının "Kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 14.236,26-TL nispi karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 1.024,65-TL nispi karar harcının mahsubu sonucu kalan 13.211,61-TL nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına, kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 14.236,26- TL karar harcının davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, manevi tazminata ancak ağır hizmet kusurunun bulunması halinde hükmedilebileceği, hükmolunan manevi tazminat miktarının fazla olduğu, bilirkişi raporuna yapılan itirazın dikkate alınmadığı, harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

A) Temyize konu kararın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının incelenmesi:

Bölge idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu kararın manevi tazminat isteminine ilişkin kısmının incelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'ya 07/05/2021 tarihinde İstanbul Heybeliada Aile Sağlığı Merkezinde uygulanan BCG, Pnömokok ve Karma aşılarının koldan yapılması gerekirken hatalı şekilde bacağa ve kas dokusuna enjekte edildiği, ayrıca BCG aşı dozunun normalden fazla enjekte edilmesi nedeniyle küçükte lezyon oluştuğundan bahisle Acıbadem Dr Şinasi Can Hastanesinde anestezi altında ameliyat olmak durumunda kaldığı ve bacağında kalıcı boşluk/ iz kaldığı belirtilerek, davalı idareye bağlı aile sağlığı merkezinde hatalı uygulanan enjeksiyon nedeniyle küçüğün bedensel zarara uğramasında hizmet kusuru bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ...tarih ve ... karar numaralı raporda; "...Küçüğe 07/05/2021 tarihinde Heybeliada Aile Sağlığı Merkezinde BCG aşısı, 5’li karma aşı ve pnömokok aşısı yapıldığı,

sol bacağında şişlik şikayeti nedeni ile Acıbadem Dr. Şinasi Can Hastanesinde 17/07/2021 tarihinde çekilen yüzeyel doku USG’sinde ve 26/07/2021 tarihinde çekilen ekstremite MR’ında sol üst bacakta muskuler kılıf içinde ortasında nekrotik alanlar bulunan kontrast tutan kitle ve kitle çevresinde minimal sıvı olduğunun tespit edildiği, 29/07/2021 tarihinde yapılan kalın iğne biyopsisinin patolojik incelemesinde granülomatöz enflamasyon gösteren fibroadipoz doku tanısı konulduğu, 31/01/2022 tarihinde granülom eksizyonu ameliyatı yapıldığı, patolojik incelemede nekrotizan granülomatöz inflamasyon tanısı konulduğu,

küçüğün 16/08/2023 tarihinde Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Polikliniğinde yapılan muayenesinde sol uyluk anterioru orta 1/3’te 5 cm longitudinal skar mevcut olduğu, her iki alt ekstremitenin eşit uzunlukta, mobilize olduğu, aksama olmadığı, her iki diz eklem fleksiyonu 130 derece, ekstansiyonu tam olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; küçüğe 07/05/2021 tarihinde Heybeliada Aile Sağlığı Merkezinde BCG aşısı uygulama endikasyonunun bulunduğu, ancak BCG aşısının intradermal yolla koldan uygulanması gerektiğinin tıbben bilindiği,

küçüğe BCG aşısının sehven intramuskuler yol ile bacağa uygulanmasının tıbben uygun olmadığı, dolayısıyla. Hemşire Z.A.’nın eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, hizmetini sağlık çalışanları aracılığıyla yürüten idarenin organizasyon hatası bulunmadığı..." yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece, anılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, nispi harç yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacıların manevi zararının, yukarıda aktarılan ilkeler gözetilerek, davacılar yönünden manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, davalı idare yönünden ise hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede belirlenecek manevi tazminat miktarının ödenmesine karar verilmesi suretiyle karşılanması gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, manevi tazminat miktarının benzeri olaylarda hükmedilen manevi tazminattan yüksek belirlenmesini gerektiren farklı ve özel bir sebebin bulunmadığı, bu haliyle davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu görülmekte olup; manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alındığında, hükmedilecek manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiğinden, temyize konu kararın manevi tazminat istemine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2 ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi tazminat istemine ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde maddi tazminat istemi yönünden oy birliğiyle, manevi tazminat istemi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın manevi tazminat istemine ilişkin kısmı da usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının da bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin reddedilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2025/3995, K. 2025/4277, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X)-karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2025/3995
Karar No
2025/4277
Tarih
2 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2025/4007 K.2025/5027
  • Danıştay 2. Daire E.2025/4010 K.2025/4465
  • Danıştay 10. Daire E.2025/4018 K.2025/4671
  • Danıştay 4. Daire E.2025/4028 K.2025/5466
  • Danıştay 2. Daire E.2025/4041 K.2025/4520
  • Danıştay 10. Daire E.2025/4046 K.2025/4690

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.