İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 11. Daire E.2003/3693 K.2005/6016

Enerji Bakanlığında bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta iken 1. derecenin 1. kademesine yükseltildiğini ve ek göstergenin (2200) olduğunu öğrenerek emeklilik talebinde bulunan ve 2. derecenin 4. kademesinden emekli aylığı bağlanan davacının…

Esas2003/3693Karar2005/6016Tarih21 Aralık 2005Okuma6 dk · 1.202 kelime

KÜNYE

11. Daire 2003/3693 E., 2005/6016 K.·T.C. Danıştay Onbirinci Daire

Karar tarihi
21 Aralık 2005
Esas No
2003/3693
Karar No
2005/6016
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü - ANKARA
Vekili
…
Diğer Davalı
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı - ANKARA
Karşı Taraf (Davacı)
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.202 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

İsteğin Özeti

Enerji Bakanlığında bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta iken 1. derecenin 1. kademesine yükseltildiğini ve ek göstergenin (2200) olduğunu öğrenerek emeklilik talebinde bulunan ve 2. derecenin 4. kademesinden emekli aylığı bağlanan davacının emeklilik onayının iptali talebiyle yaptığı başvurunun zımmen reddi üzerine emeklilik onayının ve tahsis işleminin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla.

Anayasanın 60. maddesiyle sosyal güvenlik hakkının teminat altına alındığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 93. maddesi ile de emekliye ayrılanların yeniden memuriyete atanmasına olanak tanındığı, buna göre kamu görevlisinin yaş sınırı ve idarece emekliye ayırma dışında kendi iradesiyle ayrılacağı, emekliliğinin maddi ve manevi varlığa zarar vermeyen bir konumda gerçekleşecek anayasal bir hak olduğunun ortaya çıktığı, uyuşmazlıkta ise,

30.6.2002 tarihi itibariyle 1. derece 1. kademeye yükseltilen davacının 16.7.2002 tarihinde emekliliğini istediği ancak Sandıkça yeniden yapılan intibak sonucu 2. derece ve 4. kademe (1600) ek gösterge üzerinden emeklilik tahsisinin yapıldığnı öğrenmesi sonucunda mağduriyetinin giderilmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddi üzerine Sandığa müracaat ederek tesis edilen işleme karşı görülen davayı açtığının anlaşıldığı,

bu durumda, davacının kurumunca hatalı yapılan intibak sonucu yanıltılması nedeniyle emekliliğini istediği açık olduğundan ilgilinin açıktan atama isteminin değerlendirilmesi gerektiği ve bu atama istemi ile sınırlı bir hizmetin amaçlandığının açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Kurumunca sehven hukuka aykırı olarak belirlenen 1. derece intibakına bağlı olarak 16.7.2002 tarihli dilekçesindeki emeklilik istemi davacının gerçek iradesini yansıtmadığından bu dilekçeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu emekliye sevk işlemi hukuka aykırı olup, bu işlem ve emeklilik tahsisine ilişkin işlemin iptalleri yolunda verilen mahkame kararı sonucu itibariyle hukuka uygun bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyize konu mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, Enerji Bakanlığında bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta ike 1. derecenin 1. kademesine yükseltildiğini ve ek göstergenin (2200) olduğunu öğrenerek emeklilik talebinde bulunan ve 2. derecenin 4. kademesinden emekli aylığı bağlanan davacının emeklilik onayının iptali talebiyle yaptığı başvurunun zımmen reddi üzerine emeklilik onayının ve tahsis işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nda mevzuatımızda genel olarak kabul edilmiş bulunan memur güvencesinin doğal sonucu olarak emekliye sevk işlemi yaş haddi, sicil, disiplin, re'sen emeklilik gibi ayrışık hükümler hariç tutulursa, esas itibariyle kamu görevlisinin iradesine bağlanmıştır.

5434 sayılı Yasadaki düzenlemeye göre istek üzerine tesis edilen emekliye sevk işlemleri, bütünüyle ilgililerin isteklerine bağlı idari işlemler olup; bu nitelikleri itibariyle yasal koşulların oluşmadığı saptanmadığı sürece, idare tarafından kaldırılamamakta; geri alınamamaktadır. İlgililer de, isteğe bağlı emeklilik uygulamasının özelliği nedeniyle ancak emekliye sevk işleminin tesisinden önceki aşamada isteklerinden vazgeçebilmektedirler.

Çünkü emekliye ayrılma isteğini bildirip iradesini beyan eden ilgili, emekliye sevk onayıyla birlikte emekli statüsüne girmektedir. İstek üzerine tesis edilen emekliye sevk işleminin ilgilinin isteğindeki değişiklik nedeniyle geri alınması statü hukukuyla bağdaştırılamaz.

Fakat, bir şekilde fesata uğratıldığı anlaşılan emeklilik iradesinin beyanı üzerine tesis edilen emekliye sevk işlemlerinin dayalı bulunduğu istem ilgilinin gerçek iradesini yansıtmadığından, hukuka aykırı olacağı açıktır.

Emekli Sandığı iştirakçisi kamu görevlilerinin emekliye ayrılma iradelerini belirleyen en esaslı unsurlardan biri, emeklilik statüsünde elde edecekleri maddi haklar ve bu hakların üzerinden belirlendiği aylık derece ve kademeleridir. Zira kamu görevlilerinin emeklilik hakları 5434 sayılı Yasada çalıştıkları statülere bağlı olarak düzenlenmiştir. Emekli kesenek ve karşılıkları kural olarak personel kanunlarına göre hesaplanacak kazanılmış hak aylık dereceleri üzerinden tahsil edilmekte; emekli aylıklarının hesaplanmasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan gösterge ve ek göstergeler esas alınmakta, emekli ikramiyesi de emekli aylığı bağlamaya esas tutarlar üzerinden hesaplanıp ödenmektedir.

Öte yandan, 5434 sayılı Yasanın Ek 30. maddesi uyarınca Sandığın emekli keseneğine esas olan derece ve kademelerin mevzuata uygunluğunu incelemesi sonucu ve emeklilik tahsisine esas alınmak üzere belirlediği intibaktan ilgililer ancak emeklilik tahsisine ilişkin bildirimle haberdar olabilmektedirler. Dolayısıyla; kurumların aylık ödediği ve/veya üzerinden emeklilik keseneği kestiği derece ve kademelerin hatalı belirlenmesinde kendi kusuru, hilesi veya gerçeğe aykırı beyanı olmayan iştirakçiler; emeklilik iradelerini kurumlarınca tesbit edilen intibaklarına göre belirlemek zorunda bulunmaktadırlar.

Dosyanın incelenmesinden, 30.6.2002 tarihi itibariyle 1. derece 1. kademeye yükseltildiğini öğrenmesi üzerine 5.7.2002 tarihli dilekçesiyle emekliye sevkini istediği, isteği doğrultusunda 10.7.2002 onay tarihli işlemle emekliye sevk edildiğinin ancak 25.7.2002 tarihli işlemle emeklilik tahsisinin 2. derece 4. kademe (1600) ek gösterge üzerinden yapıldığını öğrendikten sonra 1.8.2002 tarihli dilekçe ile Bakanlığa 1.10.2002 tarihli dilekçe ile de Sandığa başvurarak 1. dereceye yükseltilmiş olmasıyla emeklilik iradesinin fesata uğratıldığından bahisle emekliye sevk işleminin iptalini istediği,

uyuşmazlığın da esas itibariyle emeklilik tahsisine esas alınan intibakına ilişkin olmayıp 1. derece intibakı üzerinden aylık almakta iken emekliliğini istediği ve bu yöndeki iradesini 1 dereceye yükseltilmiş olmasına bağladığı, oysa 30.6.2002 tarihinde 1. dereceye sehven yükseltilmiş olması nedeniyle emeklilik başvurusunun gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Olayların aktarılan gelişiminden görüleceği üzere, davacı 30.6.2002 tarihinde 1. dereceye yükseltilmesi üzerine 5.7.2002 tarihli dilekçesiyle emekliliğini istemiş ve emeklilik iradesinde 1. derece intibakı doğrudan belirleyici olmuştur. 657 sayılı Yasada 1. ve 2. dereceler için ve 1. derece lehine farklı öngörülen gösterge ve ek göstergeler davacının emeklilik statüsünde elde edeceği emekli ikramiyesi ve emekli aylığını da doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla, davacının 5.7.2002 tarihli dilekçesinde, 1. derece intibakı üzerinden aylık almaktayken bu intibaka bağlı olarak emeklilik isteminde bulunduğunun kabulü zorunludur.

Diğer taraftan, 5434 sayılı Yasanın Ek 26. maddesi uyarınca, kurumun en yüksek amirinin onayıyla tekemmül eden isteğe bağlı emekliye sevk işlemiyle emeklilik statüsünü kazanan iştirakçiye yapılan emeklilik tahsisinin emekliye sevk onayının iptaliyle birlikte ortada kalkacağı ve emeklilik işlemiyle birlikte davaya konu edilmesi halinde iptali gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda; kurumunca sehven hukuka aykırı olarak belirlenen 1. derece intibakına bağlı olarak 5.7.2002 tarihli dilekçesindeki emeklilik istemi davacının gerçek iradesini yansıtmadığından, bu dilekçeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu emekliye sevk işlemi hukuka aykırı olup; bu işlem ve emeklilik tahsisine ilişkin işlemin iptalleri yolunda verilen mahkeme kararı sonucu itibariyle hukuka uygun bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz istemlerinin reddiyle, sonucu itibariyle hukuka uygun bulunan ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının yukarıdaki gerekçelerle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 21.12.2005 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

(X) AZLIK OYU

5434 sayılı Kanunun Ek. 26. maddesinde, 5434 sayılı Kanun ve ona ek Kanunlara göre Sandıkla ilgilendirilenlerin emeklilik işlemlerinin istek üzerine veya yaş haddi veya malüllük (adi-vazife malüllüğü) hallerinde, iştirakcinin mensup olduğu kurumun en yüksek amirinin onayı ile tekemmül edeceği hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca Sandıkca emeklilik işlemlerinin yerine getirilebilmesi için, iştirakçilerin mensup oldukları kurumun en yüksek amirinin onayının alınması gerektiği ve bu onaydan sonra emeklilik talebinden vazgeçmenin mümkün olamıyacağı açıktır. Olayda ise, 10.7.2002 tarihinde emeklilik talebi onaylanan davacının, 1.8.2002 tarihli dilekçesi ile emeklilik talebinden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine tesis edilen işleme karşı görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, emeklilik talebinin onayından sonra herhangi bir sebeple yapılan vazgeçme isteminin kabulü mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerekiği oyu ile Daire kararına karşıyım.

Danıştay 11. Daire, E. 2003/3693, K. 2005/6016, 21 Aralık 2005 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İsteğin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. (X) Azlık Oyu

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
2003/3693
Karar No
2005/6016
Tarih
21 Aralık 2005

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2003/7204 K.2005/6508
  • Danıştay 10. Daire E.2004/446 K.2005/7597
  • Danıştay 9. Daire E.2004/1345 K.2005/4805
  • Danıştay 2. Daire E.2004/4419 K.2005/4361
  • Danıştay 2. Daire E.2004/4543 K.2005/4312
  • Danıştay 2. Daire E.2004/6227 K.2005/4064

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.