İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 11. Daire E.2008/4166 K.2010/2625

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan düzeltme isteğinin kabulü ile Danıştay…

Esas2008/4166Karar2010/2625Tarih30 Mart 2010Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

11. Daire 2008/4166 E., 2010/2625 K.·T.C. Danıştay Onbirinci Daire

Karar tarihi
30 Mart 2010
Esas No
2008/4166
Karar No
2010/2625
Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf (Davalı)
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili
…
İstemin Özeti
…. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararını onayan Danıştay Onbirinci Dairesinin 16.11.2007 gün ve E:2005/2462, K:2007/8334 sayılı kararının, davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onbirinci Dairesinin 16.11.2007 gün ve E:2005/2462, K:2007/8334 sayılı kararı kaldırılarak, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 ncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan düzeltme isteğinin kabulü ile Danıştay Onbirinci Dairesinin 16.11.2007 günlü ve E:2005/2462, K:2007/8334 sayılı kararı kaldırıldıktan sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, davacının, çalışamayacak derecede malül olması nedeniyle, Sandık iştirakçisi iken vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, vesayet altına alınmasını gerektirecek nitelikte malül olmadığı tespit edilen davacıya yetim aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 9. maddesinde, "Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir" kuralına yer verilmiş, aynı yasanın 13. maddesinde yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahip olduğu, 14. maddesinde, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı,

15. maddesinde Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı, 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergenin kısıtlanacağı, 403. maddesinde ise, vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır..

Öte yandan, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve ölüm halinde erkek çocuklarına aylık bağlanmasını düzenleyen 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 3281 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik 74. maddesinin 7. fıkrasında, ölüm tarihinde iyileştirilmesi olanaksız hastalıklarının veya sakatlıklarının çalışmalarına engel olduğu Sağlık Kurulunca onaylanacak raporla tespit edilenlere muhtaç olmaları şartiyle, ölüm tarihindeki yaşları ne olursa olsun ölüm tarihini izleyen aybaşından, sonradan bu şekilde malül ve muhtaç duruma düştükleri anlaşılanlara kendileri veya veli veyahut vasileri tarafından Sandığa müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı belirtilmiştir.

Aktarılan bu Yasa hükmüne göre, babalarının ölüm tarihinde yaşları ne olursa olsun hastalığı veya sakatlığının çalışmasına engel olduğu Sandık Sağlık Kurulunca onaylanacak raporla tespit edilen erkek çocuklarına ölüm tarihindeki yaşları ne olursa olsun ölüm tarihini izleyen aybaşından, sonradan bu şekilde malül ve muhtaç duruma düştükleri anlaşılanlara da kendileri, veli veya vasileri tarafından Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı, bunun için ayrıca çocuğun vesayet altına alınmasının zorunlu olmadığı açıktır.

Dosyanın incelenmesinden,. Üniversitesi Hastanesince konulan tanı ve yaşamı boyunca çalışamayacağına ilişkin tespit üzerine 25.6.2002 tarihli başvurusu ile babasından dolayı yetim aylığı bağlanmasını talep eden davacının, anılan raporun Sandık Sağlık Kurulu tarafından incelenmesi sonucunda, vasi tayinine ilişkin mahkeme kararı istenildiği,. Sulh Hukuk Mahkemesinin davacıyı sevk ettiği.

Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 8.11.2002 tarihli raporuyla aynı tanının konulmasına rağmen vasi tayinine gerek olmadığının saptanması nedeniyle ….

Sulh Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla vasi tayini talebinin reddine karar verildiği, davalı idarece, 18.3.1998 gün ve 23290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmeliğe göre iş gücü kaybının %60 olması nedeniyle malül olmadığı, ayrıca vesayet altına alınmasına gerek olmadığı tıbbi kanaatına varıldığı nedenleri ile 5434 sayılı Yasanın 74. maddesi uyarınca yetim aylığı bağlanması yolundaki başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.

Olayda, davacı hakkında düzenlenen her iki raporda da aynı tanı konulmasına karşın bu raporlardan ilki olan Başkent Üniversitesi Hastanesince düzenlenen raporun davacının rahatsızlığı ile ilgili olan Psikiyatri Anabilim Dalında görevli tabiplerce düzenlendiği ve hastalığının çalışmasına engel olup olmadığı hususunun tespitine yönelik olduğu, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesince vasi tayinine ilişkin olarak istenilmesi üzerine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen raporun ise, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre ilgilinin hastalığının vesayet altına alınmasını gerektirip gerektirmeyeceğine ilişkin olduğu görülmektedir.

Bu duruma göre, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda düzenlenen malüllük ile Türk Medeni Kanununda düzenlenen vesayetin uygulanma alanlarının tamamiyle farklı olması, 5434 sayılı Kanunda muhtaçlığın vesayet altına alınma koşuluna bağlanmaması,

bilakis ilgili maddede, kendilerinin veya veli veyahut vasileri tarafından Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı düzenlemesine yer verilmek suretiyle muhtaç olan kişinin vesayet altında bulunmasının gerekmediğinin açıkça ifade edilmesi karşısında davacının durumunun 5434 sayılı Kanunun 74. maddesi gereği sakatlığının çalışmasına engel olup olmadığı hususunun tespiti için Mahkemece belirlenecek bir hastaneye sevki yapılarak düzenlenecek sağlık kurulu raporunun sonucuna göre belirlenmesi ve bu rapordaki tespitlere göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davacının durumu 5434 sayılı Kanunun 74. maddesinde düzenlenen malüllük ile ilgili hüküm çerçevesinde incelenerek aylık bağlanıp bağlanamıyacağı yolunda bir karar verilmesi gerekirken ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin vesayete ilişkin kararının Sandık Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde 5434 sayılı Kanunun 74. maddesi kapsamına girmediğinden bahisle malül olmadığı yolunda tesis edilen işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davayı vesayet altına alınmayan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Diğer taraftan, dava konusu işlemde 18.3.1998 tarih ve 23290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının sakatlık derecesinin %60 olduğu, dolayısıyla malül olmadığı belirtilmekte ise de, 5434 sayılı Kanunun dava konusu işlemin dayanağı olan ve ölüm halinde erkek çocuklarına aylık bağlanmasını şartlarını düzenleyen 74. maddesinde, bu şartlardan biri olan malüllüğün sözü edilen Yönetmeliğe göre belirleneceğine ilişkin bir ibareye yer verilmediğinden ve açıkça malüliyetin çalışmasına engel bir sakatlık olması şartına bağlandığından, uyuşmazlığın anılan Yönetmelik çerçevesinde incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 30.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 11. Daire, E. 2008/4166, K. 2010/2625, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
2008/4166
Karar No
2010/2625
Tarih
30 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2008/4659 K.2010/704
  • Danıştay 2. Daire E.2008/4715 K.2010/814
  • Danıştay 7. Daire E.2008/5043 K.2010/1243
  • Danıştay 9. Daire E.2008/5524 K.2010/1160
  • Danıştay 9. Daire E.2008/5755 K.2010/1567
  • Danıştay 7. Daire E.2008/6835 K.2010/1091

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.