İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2002/1369 K.2003/4082

Davacının yargılanıp ceza alması sonucunda hacir altına alınmasına ve Türk Medeni Kanununun 369/2.maddesi uyarınca velayet altına alınıp babasının veli olarak tayinine karar verildiği açık olup, davacının şartla tahliye olduktan sonra göreve iade isteminin…

Esas2002/1369Karar2003/4082Tarih17 Aralık 2003Okuma4 dk · 878 kelime

KÜNYE

12. Daire 2002/1369 E., 2003/4082 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
17 Aralık 2003
Esas No
2002/1369
Karar No
2003/4082
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
…
Karşı Taraf
…
Vekili
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, bu nedenle isteğin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

878 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Düşüncesi

Davacının yargılanıp ceza alması sonucunda hacir altına alınmasına ve Türk Medeni Kanununun 369/2.maddesi uyarınca velayet altına alınıp babasının veli olarak tayinine karar verildiği açık olup, davacının şartla tahliye olduktan sonra göreve iade isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bizzat açtığı davaya velisi tarafından onay verildiğinden ve bu davanın görülebilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alınmasına gerek olmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, davacının, göreve iade edilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

.

İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava açma tarihinde yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanununun 357.maddesinde, bir yıl ve daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olanlara vasi tayin edileceğinin ve yine aynı Kanunun 405/8.maddesinde de, dava açabilmek için vasinin Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alması gerektiğinin kurala bağlandığı, olayda, davacının davalı idarede şoför olarak görev yapmakta iken 20.7.1997 tarihinde yaptığı kaza sonucunda birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğundan dolayı yapılan yargılaması sonucunda, 8 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı,

7.10.2000 tarihinde şartla tahliye olunca da göreve döndürülmesi için idareye başvurduğu ve başvurusunun reddi üzerine bakılan davayı açtığı, daha sonra vasisi tarafından 10.1.2002 tarihinde davanın yürütülmesi yönünde dilekçe verildiğinin anlaşıldığı, ancak vasinin Türk Medeni Kanununun 405/8.maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alması gerekirken bu izni almadığı görüldüğünden, vasi tarafından doğrudan açılan davanın ehliyet yönünden incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın, 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacı ve velisi, 22.11.2001 tarihİnde kabul edilen Türk Medeni Kanununun 471.maddesi uyarınca asilin doğrudan dava açma hakkı olduğunu, dava tarihinde bu Kanunun yürürlüğe girmemesi nedeniyle uygulanamayacağı düşünülse dahi, … Sulh Hukuk Mahkemesince verilen E: … sayılı karara göre de, olayda vasi değil veli tayin olunduğundan, velinin husumet izni almasına gerek olmadığını, davanın ehliyet yönünden reddedilmesinin hatalı olduğunu öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Türk Medeni Kanununun 357.maddesinde "Bir sene veya daha ziyade hürriyeti salip bir ceza ile mahkum olan her reşit için bir vasi nasbolunur." 369/2.maddesinde "Reşit olan evlat hacredildikte, vesayet altına alınacak yerde asıl olan velayet altına konulmaktır." ve yine aynı Kanunun 268.maddesinde de, "Ana ve baba, velayeti icra hakkını haiz oldukları nisbette çocuklarının kanuni mümessilleridirler. Bu sıfatla hareketlerinde hakimin reyine ihtiyaç yoktur." kuralları yer almıştır.

Yukarıda anılan bu maddelere göre, kural olarak bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılan kişiye vasi tayin olunacağı belirtilmiş iken bunun ayrık bir durumu olarak; hakimin, kısıtlama altına alınan kişiyi vesayet yerine velayet altına sokması yolunun mevcut olduğu, bu şekilde veli yasal temsilci olduğundan, yasal temsilcinin onayı ile, kısıtlanan kişi tek başına dava açabileceği gibi eğer kısıtlı olan kişi yasal temsilcinin izni olmadan dava açmış ise yasal temsilcinin daha sonra onay vermesi halinde de davaya devam olunacağı açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının davalı idarede şoför olarak görev yapmakta iken 20.7.1997 tarihinde yaptığı bir trafik kazası sonucunda birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğundan yapılan yargılaması sonucunda 19.2.1998 günü kararla 8 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, 23.7.1997 tarihinde cezaevine alındığı, 7.10.2000 tarihinde şartla tahliye olduğu, bihakkın tahliye tarihinin 22.7.2005 olduğu,.

Sulh Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, Türk Medeni Kanununun 357.maddesi uyarınca davacının hacrine ve aynı Yasanın 369/2.maddesi uyarınca da velayet altına alınmasına ve veli olarak da babasının tayinine karar verildiği, davacının şartla tahliye olduktan sonra 20.7.2001 tarihinde idareye başvurarak göreve iade edilmesini istediği, istemin reddedilmesi üzerine bakılan davayı bizzat açtığı ve velisi olan babasının da 18.1.2002 tarihinde kayda giren dilekçesiyle davaya bakılması için onay verdiği anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince, vasinin dava açabilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alması gerektiği halde bu izni almadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de; gerek davacının babasının davacıya vasi olarak değil, Türk Medeni Kanununun 369/2.maddesi uyarınca veli olarak tayin edilmesi ve davacının bizzat açmış olduğu davaya daha sonra onay vermiş olması, gerekse de anılan idare mahkemesi kararı üzerine velinin, husumete izin verilmesi için açtığı davada, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının babasının veli olarak atandığı ve davacının yasal temsilcisi olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olması karşısında; davacının babasının vasi olarak tayin edilmediği ve dolayısıyla davacı tarafından bizzat açılan ve velisinin de onay vermiş olduğu davanın görülebilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alınmasına gerek olmadığı açık olduğundan davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 17.12 2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 12. Daire, E. 2002/1369, K. 2003/4082, 17 Aralık 2003 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2002/1369
Karar No
2003/4082
Tarih
17 Aralık 2003

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2002/2099 K.2003/4810
  • Danıştay 6. Daire E.2002/2797 K.2003/7024
  • Danıştay 6. Daire E.2002/3416 K.2003/6771
  • Danıştay 6. Daire E.2002/3435 K.2003/7049
  • Danıştay 10. Daire E.2002/3673 K.2003/4850
  • Danıştay 10. Daire E.2002/3686 K.2003/5292

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.