İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2003/380 K.2003/2077

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi; davayı kabul koşulları arasında, dava konusu işlemin "idari davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı" yönünden incelenmesini öngörmüş, aynı Yasanın 15/1-b maddesinde işlemin…

Esas2003/380Karar2003/2077Tarih7 Temmuz 2003Okuma6 dk · 1.234 kelime

KÜNYE

12. Daire 2003/380 E., 2003/2077 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
7 Temmuz 2003
Esas No
2003/380
Karar No
2003/2077
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
…
Karşı Taraf
…
Vekili
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 46.ve 47.maddelerinin değerlendirilmesinden, davacı hakkında tesis edilmiş olan disiplin cezasının kesin bir işlem olduğu ve iptal davasına konu edilebileceği anlaşıldığından aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
… İdare Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.234 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi; davayı kabul koşulları arasında, dava konusu işlemin "idari davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı" yönünden incelenmesini öngörmüş, aynı Yasanın 15/1-b maddesinde işlemin kesin ve yürütülebilir olmaması durumunda davanın reddine karar verileceği öngörülmüş,

Öte yandan Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin "Uygulama" başlıklı 46. maddesinde, Disiplin cezalarının verildiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceği ve uygulanacağı, aylıktan kesme cezasının, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanacağı verilen disiplin cezaları sıralı sicil amirine, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası bütün, üniversite rektörlüklere kamu görevinden çıkarma cezası ise ayrıca Devlet Personel Dairesine bildirileceği, itiraz başlıklı 47 nci maddesinde de "Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına, karşı itirazın bir üst disiplin amirine veya disiplin kurallarına yapılabileceği belirtilmiştir.

Olayda da … Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyodiogastik Anabilim Dalı öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı hakkında Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 9/f maddesi uyarınca 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiği, verilen ceza anılan Yönetmeliğin 46 ncı maddesi uyarınca 1/4 oranında aylıktan kesinti yapılmak suretiyle uygulandığı, davacıya dava konusu cezanın 16.9.2002 tarihinde tebliği üzerine, davacının bu cezaya karşı 19.9.2002 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçe ile itiraz ettiği ancak sözkonusu Yönetmeliğin 48 nci maddesinde öngörülen itiraz süresini beklemeden 27.9.2002 tarihinde … İdare Mahkemesinde kayda giren dilekçe ile davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda dava konusu disiplin cezasının davacının aylığından 1/4 oranında kesinti yapılmak suretiyle uygulandığı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu açık bulunduğu gibi anılan Yönetmelik hükümleri gereği de sözkonusu ceza ile cezalandırılan kişinin takdirince bulunduğundan davacının disiplin cezasına karşı dava açabileceği gibi itiraz üzerine verilen cevabın da ayrı bir dava konusu yapılacağı kuşkusuzdur.

Belirtilen nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi için mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: … Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı Öğretim üyesi olan davacı, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 9(f) maddesi uyarınca 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde belirtilen İdari işlemin kesin ve yürütülebilir olması kavramlarının farklı olduğu, kesinlik kavramının bir idari işlemin uygulanma zorunluluğunu ortaya koyduğu, bir işlemin yaptırım içeriyor olmasının da her zaman işleme kesinlik ve yürütülebilirlik kazandırmayacağı, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 47. ve 48. maddeleri uyarınca bu yönetmelik hükümlerine göre verilen bir disiplin cezasına itiraz edilmiş ise itiraz merciinin o cezayı kaldırma,

hafifletme ya da aynen kabul etme olanağı olduğundan cezanın kesinleşmeyeceği ve ancak itiraz merciinin kararı ile kesinlik kazanacağı, cezanın uygulanmasının da kesinleştiği anlamına gelmediği, olayda da davacıya verilen 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı süresi içinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına hitaben yazılan 19.9.2002 günlü dilekçe ile itiraz edildiği ve itirazın sonucu beklenmeden 27.9.2002 tarihinde bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, bu durumda davacının disiplin cezasına karşı yaptığı itirazın sonuçlanmadığı ve anılan maddeler uyarınca da cezanın kesinleşmediğinin görüldüğü,

buna göre henüz kesinleşmeyen disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca esasının incelenme olanağı bulunmadığı ayrıca davacının itiraz mercinin kararıyla kesinleşecek olan işlemin iptali istemiyle yeniden dava açabileceğinin de tartışmasız olduğu gerekçesiyle kesin işlem niteliğinde olmayan disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

Davacı, 2577 sayılı Yasada disiplin cezalarına karşı itiraz edilmesi durumunda idari yargıda dava açabilmek için bu itirazın sonucunun beklenmesi gerektiğine dair bir kural olmadığını, disiplin cezalarına karşı başvurulan itiraz yoluyla dava açma yolunun farklı yasal haklar olduğunu, hakkında verilen cezanın kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğunu, itiraz sonucu beklenmeden uygulandığını, kaldı ki itiraz, dava açma süresini durdurmayacağından itirazın sonucunun beklenmesi durumunda dava açma süresinin de geçirilmiş olabileceğini öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

İdare hukukun genel kural ve kavramlarına göre bir idari işlemin iptal davasına konu edilebilmesi için kesin ve icrai nitelikte olması; ve bir idari işlemin de kesin ve icrai nitelikte sayılabilmesi için tüm idari prosedürün tamamlanmış, başka bir idari makamın onay ve iznine tabi olmaksızın hukuk düzeninde değişiklik meydana getirilebilecek ve ilgililerin hukuksal durumuna etki edebilecek bir işlem olması gerekir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde de, açılan bir iptal davasında işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı ve aynı Yasanın 15/1-b maddesinde de, işlemin kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmaması durumunda davanın reddine karar verileceği belirtilmiştir.

Öte yandan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 46. maddesinde, disiplin cezalarının verildiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceği ve derhal uygulanacağı, 47. maddesinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı itirazın bir üst disiplin amirine veya disiplin kuruluna yapılabileceği, 2. fıkrasında, bu Yönetmelikte yer alan disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği belirtilmiş, 48. maddesinde de "Disiplin amirleri ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre kararının ilgiye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz halinde, itiraz merciileri kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi cezayı hafifletilebilir veya tamamen kaldırılabilirler.

İtiraz merciileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadırlar." kuralına yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının … Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyodiognastik Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmakta iken yapılan soruşturma sonucunda yukarıda anılan Yönetmeliğin 9/f maddesi uyarınca 2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın Yönetmeliğin 13. maddesi uyarıca brüt aylığından 1/4 oranında kesinti yapılması şeklinde uygulandığı, anılan cezanın 16.9.2002 tarihinde tebliği üzerine davacının 19.9.2002 günlü dilekçesiyle bu işleme karşı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına itiraz ettiği, itirazın sonuçlanmasını beklemeden de 27.9.2002 tarihinde mahkeme kaydına giren dilekçe ile bakılan davayı açtığı anlaşılmıştır.

Yukarıda anılan Yönetmeliğin 47. maddesinde belirtilen itiraz yoluna başvurulması zorunlu bir idari prosedür olmadığından bu yola başvurulmasının idari işlemin kesinlik kazanmasını engelemeyeceği, itiraz yoluna başvuran ilgilinin aynı zamanda dava açma hakkını da kullanabileceği açık olup buna göre davacının iki yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması ve bu cezanın aylığından 1/4 oranında kesinti yapılması suretiyle uygulanması yolundaki dava konusu işlemin hukuki sonuçları gözönüne alındığında bu işlemin kesin bir işlem olduğu ve dolayısıyla iptal davasına konu edilebileceği anlaşıldığından,

idare mahkemesince davanın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin kesin bir işlem olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle, … idare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 7.7.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 12. Daire, E. 2003/380, K. 2003/2077, 7 Temmuz 2003 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2003/380
Karar No
2003/2077
Tarih
7 Temmuz 2003

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2003/1712 K.2003/4221
  • Danıştay 5. Daire E.2003/2079 K.2003/3335
  • Danıştay 5. Daire E.1999/3664 K.2003/3509
  • Danıştay 9. Daire E.2000/3256 K.2003/4395
  • Danıştay 9. Daire E.2000/5512 K.2003/4448
  • Danıştay 3. Daire E.2001/2306 K.2003/4438

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.