İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2007/3502 K.2009/5412

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas2007/3502Karar2009/5412Tarih14 Ekim 2009Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

12. Daire 2007/3502 E., 2009/5412 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
14 Ekim 2009
Esas No
2007/3502
Karar No
2009/5412
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf
…
Vekili
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E…, K: … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ise, iptal kararı gereği davacının hukuka aykırı bulunan işlem nedeniyle uğradığı zararların tazmini gerektiğinden ve iptal kararının usulden olmasının, idarenin hatalı işleminden kaynaklanan zararları ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağından bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, aday itfaiye eri olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Yasanın 56. maddesi uyarınca görevine son verilen ve bu işlemin iptal edilmesi üzerine görevine dönen davacı tarafından, açıkta kaldığı dönemde yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal hakları ile …TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

. İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının aday itfaiye eri olarak görev yapmakta iken temel eğitimde başarısız olduğu nedeniyle 657 sayılı Yasanın 56. maddesi uyarınca görevine son verildiği,

bu işleme karşı açtığı davanın reddi yolunda verilen kararın, 1580 sayılı Yasanın 83. madesinin 10. bendinde belediye memurlarının görevlerine son verilmesinin belediye encümenin görevi olduğuna işaret edildiğinden Belediye Başkanınca davacının görevine son verilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Onikinci Dairesinin 31.1.2001 günlü, E:1998/1923, K:2001/275 sayılı kararıyla bozulduğu ve.

İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak işlemin iptaline karar verildiği, davacının iptal edilen göreve son verme işlemi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılan davayı açtığının anlaşıldığı, olayda, davacının memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin tesisine eğitim kursuna gitmeyerek kendisinin sebebiyet verdiğinin açık olduğu, işlemin usul hükümlerine uyulmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, ayrıca idarenin iptal kararında belirtilen eksikliği gidererek tekrar davacının ilişiğinin kesilmesine karar verdiği,

bu işleme karşı açılan ve Mahkemelerinin … esasına kayıtlı davada, işlemin hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verildiği, bir idari işlemin yasalara ve hukuka aykırılığı, kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de; her hizmet kusurunun idarenin tazminat sorumluluğuna yol açmayacağının da bilinen idare hukuku ilkelerinden olduğu, dolayısıyla işlemin tesisine kendi kusuruyla sebebiyet veren davacının açıkta geçen döneme ilişkin yoksun kaldığı özlük haklarının tazminine ilişkin talebinde hukuka uyarlık bulunmadığı,

davacının manevi tazminat talebine gelince, davacının şeref ve haysiyetini rencide edici bir olaydan bahsedilemeyeceği gibi, bu işlem nedeniyle duyduğu üzüntü ve elemin de manevi açıdan tazmin edilmeyi gerektirecek nitelik taşımadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı; hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlem nedeniyle uğradığı zararların tazmini gerektiğini öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesine göre, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabileceği kuşkusuzdur.

Diğer taraftan bir idari işlemin yargısal bir kararla iptali halinde, bu iptal kararlarının işlemin yapılması sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Yargı mercileri tarafından idari bir işlemle ilgili olarak verilen iptal kararının doğurduğu bu sonucun, verilen iptal kararı ister usul yönünden, isterse esas noktasından verilmiş olsun, hiçbir şekilde değişmeyeceği açıktır.

Zira, anılan İdare Hukuku ilkesinden dolayı idare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak, işlemin hiç yapılmamış sayılmasının bir gereği olarak önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamakla yükümlü bulunmaktadır. Dolayısıyla, görevine son verilen bir kamu görevlisinin yargısal yoldan bu işlemin iptalini sağlaması halinde, ister usul yönünden ister esas noktasından verilmiş olsun, idarenin bu karara uygun işlem tesis etmesi ve işlemin doğurduğu hukuki ve fiili bütün sonuçları ortadan kaldırması gerekmektedir.

Bakılan davada, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılarak iptaline hükmedilmiş olması karşısında, T.C. Anayasanın 125. maddesinde yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu kuralı nedeniyle, davacının görevine son verildiği 21.1.1997 tarihinden göreve başlatıldığı 4.2.2003 tarihe kadar yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, dava konusu işlemin usul yönünden iptaline hükmedilmiş olduğu gerekçesiyle davacının parasal haklara ilişkin talebinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, davacının henüz memuriyet statüsünü kazanmadan adaylık dönemi içinde görevine son verilmiş olması nedeniyle özlük hak isteminin karşılanmasının mümkün olmadığı açıktır.

Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararın, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz isteminin reddi ile bu kısmının onanmasına, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden ise davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bu kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince bu kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 14.10.2009 tarihinde onanan kısım için oy birliği, bozulan kısım için ise oy çokluğu ile karar verildi.

(X) KARŞI OY

Davacının parasal haklarının tazmini isteminin reddi yönünden de İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule uygun olduğundan, kararın bu kısmının da onanması gerektiği görüşüyle kararın bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.

Danıştay 12. Daire, E. 2007/3502, K. 2009/5412, 14 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2007/3502
Karar No
2009/5412
Tarih
14 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2007/3699 K.2009/5106
  • Danıştay 5. Daire E.2007/4049 K.2009/5478
  • Danıştay 11. Daire E.2007/4685 K.2009/8741
  • Danıştay 3. Daire E.2007/4962 K.2009/3113
  • Danıştay 11. Daire E.2007/5080 K.2009/8694
  • Danıştay 12. Daire E.2007/5109 K.2009/5814

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.