KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2214 E., 2022/2987 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/2214
- Karar No
- 2022/2987
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Kurumu ... İl Koordinatörlüğünde başvuru ...olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve sosyal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı kurumca ilgili mevzuat uyarınca OHAL ilan edildiği dönemde, 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda yapılan incelemeler neticesinde, Milli Güvenlik Kurulu tarafından devletin milli güvenliğini tehdit eden bir terör örgütü olduğuna ve diğer terör örgütleri ile işbirliği yaptığına karar verilen FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Görevini başarıyla yerine getirdiği, herhangi bir soruşturma geçirmediği, davalı kurumda disiplin ve performans yönünden 657 sayılı Kanun'un uygulanacağı, kamu yararı gözetilmeden ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden işlem tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağlantısının olmadığı, buna ilişkin somut bir verinin bulunmadığı, işlemin hukuki güvenlik ilkesine, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
17/02/2016 tarih ve 29627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen kişiler hakkında idari nitelikteki işlemlerin ivedilikle yapılması hususunun talimatlandırıldığı, bu kapsamda davalı kurum tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen 179 personelin sözleşmesinin ülke genelinde OHAL ilan edildiği 21/07/2016 tarihinde feshedildiği, kurum kuruluş kanununda ve diğer kanunlarda bu statüdeki sözleşmeli personelin azledilmesi ya da açığa alınmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı,
667 sayılı KHK uyarınca ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Oluru ile oluşturulan kurul tarafından davacının da aralarında bulunduğu 179 personelin durumunun incelenmesi üzerine de terör örgütüne üyelik, mensubiyet, iritbat yada iltisakı olduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda tesis edilen işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda usul ve yasaya uygun olduğu, davacının devlete karşı sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediği, işlemin ihraç ve disiplin müessesesi dışında olağanüstü bir tedbir mahiyetinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/2214, K. 2022/2987, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama