KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/3670 E., 2022/596 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/3670
- Karar No
- 2022/596
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sendikası (… Sen
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı sendika tarafından, … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında 14/04/2014 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin "Sosyal Denge Tazminatı Miktarı" başlıklı 7. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince. Danıştay Onbirinci Dairesinin 23/03/2017 tarih ve E: 2016/7577, K: 2017/2991 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, davalı Belediye ve Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası arasında 14/04/2014 tarihinde Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin imzalandığı, anılan Sözleşmenin 7. maddesinde.
Sosyal Denge Tazminatının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde belirtilen ödeme olduğunun her ay maaş günü ödenmek üzere maddede belirtildiği şekilde kararlaştırıldığının düzenlendiği, davacı Sendika tarafından anılan 7. maddenin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği, bunun doğal sonucu olarak,
hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı, bazı durumlarda, üst norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerde bir olayın veya konunun genel çerçevesi çizilerek bu konunun ayrıntısının alt normlarla düzenlenmesinin öngörüldüğü,
bu gibi hâllerde, üst normda belirtilen hususların düzenlenmesi hakkında düzenleme yapmaya yetkili idarenin takdir yetkisini üst normda çizilen sınırlar aşılarak kullanıp kullanmadığının hukuki denetiminin yapılmasının tabii olduğu, hukuki denetim yapılırken de, üst normun metnine bağlı kalınmaksızın amacının da yorumlanması ve buna göre bir hakkın kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespiti suretiyle sonuca ulaşılması gerektiği, bu durumda, mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden; sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarın toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmeyeceğinin hükme bağlandığı,
ödenecek tazminat tutarının belirlenmesinde 666 sayılı KHK da belirtilen ek ödeme puanlarının esas alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, 666 sayılı KHK esas alınarak ek ödeme oranlarının belirlenmesine ilişkin dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin " Sosyal Denge Tazminatı Miktarı" başlıklı 7. maddesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İdare ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinden, idarede çalışan sendika üyelerinin de kanunun öngördüğü biçimde eşit bir şekilde yararlanmakta olduğu, eşit bir şekilde yararlanamadıkları iddiasının asılsız olduğu ve iptali istenilen Sözleşme maddesinin hukuka uygun olduğu, dolayısıyla uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/3670, K. 2022/596, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama