KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4033 E., 2021/4742 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- Esas No
- 2018/4033
- Karar No
- 2021/4742
- Temyiz eden taraflar
- —
- 1- davacı
- …
- Vekili
- Av. …
- 2- davalı
- …Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Ankara İl Jandarma Komutanlığı Şereflikoçhisar İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay olarak görev yapan davacı tarafından, Şereflikoçhisar, Kaçalı, Kayalıboğaz mevkiinde 03/10/2008 tarihinde emniyet ve asayişin teminine yönelik icra edilen önleyici kolluk devriyesi sırasında meydana gelen araç kazası sonucu yaralandığından bahisle 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bağlanan vazife malullüğü aylığının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylığa çevrilmesi maluliyet kararının düzeltilerek 4. derece olarak belirlenmesi ve 6495 sayılı bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 97. maddesi uyarınca vazife malüllüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının …tarih ve …sayılı işleminin iptali ile geçmişe dönük aylıklarının Ağustos 2013 ödeme döneminden itibaren, gereken aylardan itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenilmesi istenilmiştir
İdare Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; bakılan davada, hizmet verilen coğrafi alanın şartları, kamu hizmetinin bütünlüğü göz önünde bulundurulduğunda bu hizmetin sadece hizmet noktasında üretilmeyip bu görevi ifa edenlerin görevlerini yerine getirmek üzere yaptıkları hazırlıklar veya hizmete geliş ve gidişleri sırasında geçirdikleri trafik kazalarının da hizmetin bir parçası olarak sayılması gerekeceği,
hayvan hırsızlığının önlenmesi amacıyla yapılan önleyici hizmet sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak görev yapmayacak şekilde malul olan davacının yaralanmasının hizmet dışı bir kaza olarak değerlendirilemeyeceği, yapılan kazanın, bu sebeple, 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi,
bu Kanun kapsamında yer alan haklardan yararlandırılması gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından iptaline, hukuka aykırılığı bu kararla saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal kayıplarının/maddi haklarının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğinden, davacının maddi haklarının tazmini isteminin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi kayıplarının davalı idareye başvuru tarihi olan 12/03/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 6495 sayılı Kanun'un 97. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 47. maddesinde yapılan değişiklik gereğince aylık bağlanmaması işleminin iptali talebinin Mahkeme kararında değerlendirilmediği, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinde yapılan değişiklik 1/1/2014 tarihinde yürürlüğe girdiğinden12/03/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının maluliyetine neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında gerçekleşmediği, faize hükmedilmesinin yerinde olmadığı, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. Maddesi uyarınca davalı kurumun harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/4033, K. 2021/4742, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama