KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6826 E., 2021/6404 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/6826
- Karar No
- 2021/6404
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ... Huzurevi Müdürlüğünde 10/08/2012 tarihinden itibaren sözleşmeli fizyoterapist olarak görev yapmaktayken 15/11/2013 tarihinde aynı kuruma memur olarak atanan davacı tarafından, kadro karşılığı sözleşme ücreti ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların 15/11/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince; davacının faydalanmak istediği 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 9. maddesinin sekizinci fıkrasının, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile 14/01/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığı, ancak aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile de bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kadro karşılığı sözleşmeli olarak istihdam edilen personele aynı kadrolarda bulundukları sürece bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağının hüküm altına alındığı,
böylece 14/01/2012 tarihinden önce kadro karşılığı sözleşmeli olarak görev yapanların kazanılmış haklarının korunduğu, lakin 14/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayanların 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlükten kaldırılan Geçici 9. maddesinin sekizinci fıkrasından faydalanmasına olanak bulunmadığı, bu durumda 14/01/2012 tarihinden sonra ...
Huzurevinde sözleşmeli fizyoterapist olarak göreve başlayan davacının, 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14/01/2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılan Geçici 9. maddesinin sekizinci fıkrasından faydalanmasının yasal dayanağı bulunmadığından bu yöndeki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı olmadığından davacının parasal haklara ilişkin talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkeme tarafından, iki hususun yanlış değerlendirildiği; birincisinin; kadro karşılığı sözleşme bedelinin kanun hükmünde kararname ile verilmiş bir hak olduğu, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin 14/01/2012 tarihinde yönetmelikle kaldırıldığı, hukuken idarenin bir kanunu yönetmelikle kaldırmasının mümkün olmadığı, uygulamanın yönetmelik ile kaldırıldığı, ancak Mahkeme tarafından bu durumun dikkate alınmadığı, ikinci hususun ise aynı iş yerinde çalışan diğer meslektaşlarının kadro karşılığı sözleşme bedeli almasına rağmen, kendisinin bu bedeli alamadığı, bu hususun aynı işi yapan kişiler arasında eşitsizliğe yol açtığı ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 16. maddesi gereğince bu maddenin yürürlüğe girdiği 15/01/2012 tarihinde kadro karşılığı sözleşmeli olarak istihdam edilen personelden (aylıksız izinde bulunanlar dahil) ekli (2) ve (3) sayılı Cetvellerde unvanları yer almayan personelin mali ve sosyal hakları hakkında, aynı kadrolarda bulundukları sürece bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışanlar bakımından önceki uygulamalar doğrultusunda tesis edilmesi gerektiğinden,
14/01/2012 tarihinden önce kadro karşılığı sözleşmesi yapılan tüm personelin hakları bu durumları devam ettiği sürece, sözleşme haklarından faydalanmaya devam ettiği. 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan veya sözleşme yapılabilecek kuruluş veya unvana atananlar için kadro karşılığı sözleşme yapılmadığı, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/6826, K. 2021/6404, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama