KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/8426 E., 2021/265 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Esas No
- 2018/8426
- Karar No
- 2021/265
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: 21 Ekim 2013 tarihinde İspanya'nın Alicante kentinde düzenlenmiş olan Avrupa Atıcılık Şampiyonasında takım halinde Avrupa üçüncülüğü elde eden üç kişilik Milli Engelliler Atıcılık Takımında yer almış olan davacı tarafından, 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca Devlet sporcusu unvanı verilmesi ve sporcu şeref aylığı bağlanması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onbirinci Dairesinin 11/11/2015 tarih ve E:2015/5073, K:2015/5327 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu uyuşmazlığın, davacıya sporcu şeref aylığı bağlanıp bağlanmayacağına ilişkin kısım yönünden incelenmesinden, dosyadaki bilgi ve belgelerden atıcılık yarışması ile ilgili olarak,
yarış öncesinde organizasyon komitesine ülkeler tarafından üç kişilik bir takım listesinin sunulacağı, bu üç sporcunun atışlar sonucundaki puanlarının toplanarak takım sıralamasının belirleneceği, bu üç kişilik takımın katılımcı takımlar arasında ilk üçe girmesi halinde takım atışları sonucunda en iyi sekiz sporcunun bireysel olarak yarışacağının anlaşıldığı,
bu durumda, atıcılık sporunun Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ve Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesindeki "...müsabaka ferdi olarak yapılmakla birlikte, sonuçta alınan puanların takım puanı olarak kabul edildiği ve ferdi derecelendirme yapılmayıp takım derecelendirilmesi yapılan müsabakaları..." tanımı kapsamında bir takım sporu olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
davacıya Devlet sporcusu unvanı verilip verilmeyeceğine ilişkin kısmına gelince, Mahkemelerinin 25/01/2018 tarihinde verilen ara kararına istinaden sunulan cevabi yazıda, sporcunun doping dahil herhangi bir cezasına rastlanılmadığının belirtildiği,
dolayısıyla davacının da arasında bulunduğu üç kişilik Mili Engelliler Atıcılık takımının Avrupa Şampiyonasında takım halinde Avrupa'da 2. olduğunun açık olması karşısında, 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davacıya Devlet sporcusu unvanı verilmesi gerektiğinden, taleplerinin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından tanınan paralimpik spor dallarında atıcılığın Atina 2004, Çin 2008 ve Londra 2012'de yer aldığı, davacının katıldığı müsabakanın bunlardan hiçbirinde yer almadığı, dava konusu şampiyonanın tanınan paralimpik spor dalları arasında olmamasının yanında, elde edilen derecenin de takım derecesi değil, takım tasnifi olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davalı idarenin iddiasının aksine atıcılık branşının paralimpik olarak tanınmış bir spor dalı ve bir takım sporu olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/8426, K. 2021/265, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama