KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/9420 E., 2023/4574 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas No
- 2018/9420
- Karar No
- 2023/4574
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Dava konusu istem: İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacının cezalandırılmasına dayanak oluşturan soruşturma raporu, soruşturma kapsamında alınan davacının ifadesi, davacının ceza soruşturması kapsamında verdiği savunma dilekçesi, facebook paylaşımları, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… , K.… sayılı kararının bir bütün olarak incelenmesi neticesinde davacının facebook paylaşımlarında sözde kürdistan devletini destekler yönde paylaşımlarda bulunduğu fiilinin sübuta erdiği anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi.
İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu facebook içeriğinde yapılan paylaşımların, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde yer alan "yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiili kapsamında bulunmadığı gibi, anılan fiil, ceza hukukunda olduğu kadar disiplin hukukunun da bilinen ilkesi olan kanunilik ve tipiklik ilkesi uyarınca yasada belirlenen suç tanımına da uymadığı anlaşıldığından,
davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların , dava konusu işlemin tesis tarihi olan 15/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına;
dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava konusu işlemin tesis tarihi olan 15/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Soruşturma aşamasında, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca son savunması alınırken 129. maddedeki haklarının hatırlatılmadığı, bu nedenle işlemin disiplin usul kurallarına aykırı olarak tesis edildiği gerekçesi eklenerek Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı, sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle hakkında yapılan soruşturma sonucunda getirilen teklif doğrultusunda, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işlemiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler.
Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.". 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken, memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Temyize konu karar, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava konusu işlemin tesis tarihi olan 15/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
(X)KARŞI OY
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava konusu işlemin tesis tarihi olan 15/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının parasal haklarla ilgili bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/9420, K. 2023/4574, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama