KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3394 E., 2023/3184 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2023
- Esas No
- 2019/3394
- Karar No
- 2023/3184
- Temyiz eden (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, sözleşmeli statüde ''harita teknikeri'' olarak görev yapan davacının, belediye mülkiyetinde bulunan taşınmazın satış izni için 29860 ada yerine 28860 ada şeklinde komisyon raporu düzenlemesinde ve Belediye Meclisince hatalı karar alınmasında ihmalinin bulunduğundan bahisle, 01/01/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında geçerli olan sözleşmeli personele ilişkin hizmet sözleşmesinin 23/02/2018 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; idarelerin, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için hukuk kuralları içinde gerekli önlemleri alabileceklerinin açık olduğu, bu kapsamda sözleşmeli personel eliyle yürütülen kamu hizmetinde aksamalar olduğu takdirde, aksamaya sebebiyet veren veya kamu hizmetinin yürütülmesinde gereği gibi faydalanılamayan personelin sözleşmesinin, süresi dolmadan sona erdirebileceği gibi, süre sonunda sözleşme yenilenmemek suretiyle de görevine son verilebileceği;
ancak, idarelerin takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine tabi bulunduğu hususlarının idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu; dava konusu uyuşmazlıkta, soruşturma raporu, ifadeler ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının taşınmazın satış izni için komisyon raporu düzenlenirken, ada numarasının yanlış yazılması şeklindeki hatasının sehven yapılabilme ihtimalinin yüksek olduğu, hatayı fark ederek hemen amirine bildirdiği,
taşınmaz satışa çıkarılmadan hatanın düzeltildiği, ayrıca bu hata nedeniyle herhangi bir kamu zararının meydana gelmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesini gerektirecek nitelikte ve yoğunlukta haklı sebeplerin bulunmadığı dikkate alındığında; davacının hizmet sözleşmesinin 23/02/2018 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul yönünden; süresinde açılmayan davanın süre aşımı yönünden reddinin gerektiği, esas yönünden; ilgili mevzuatta, genel olarak sözleşmeli personelin mali ve sosyal haklarından bahsedilerek, bu personellerin tutum ve davranışları konusunda ne gibi disiplin hükümlerinin uygulanacağı hakkında bir düzenlemeye yer verilmediği, mevcut durum itibarıyla kurumda çalışan sözleşmeli personel için henüz disiplin yönetmeliği veya disiplin yönergesi gibi bir düzenleme bulunmamakta ise de, istihdam edilen tüm personelin, belediye tüzel kişiliğine zarar vermemesi,
kanuni düzenlemelere uyarak görev yapmaları, özenli hareket etmek zorunda olduklarının açık olduğu, sözleşmeli personel olarak çalıştırılanların değerlendirmeye tabi tutulmasındaki amacın, kamu hizmetlerinin etkinlik ve verimliliğinin arttırılmasında emsallerine göre gayretli ve başarılı olanlar ile çalışmaları yeterli veya yetersiz olanların tespit edilmesi olduğu, sözleşme süresi tamamlanan personelden, hizmetlerine ihtiyaç duyulanların değerlendirme formunda yer alan mesleki, davranışsal, bireysel, yönetsel yeterlilikleri yönünden değerlendirilerek,
görevinde başarılı olanlar ile çalışmaları yeterli görülenlerin sözleşmelerinin yenilendiği, yetersiz görülenlerin ise yenilenmediği, aksi durumun 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun amaçlarıyla bağdaşmadığı gibi, kurum içi çalışma düzeninin de bozulmasına sebep olacağı, çalıştığı sürede performans çizgisinden memnun olunmayan davacının, performansının yeterli olmadığı halde sözleşmesinin devam ettirilmesinin, belediyenin yürüttüğü kamu hizmetinin sekteye uğramasına neden olacağı, sözleşmeli personel çalıştırılması konusunda takdir hakkı bulunan idarenin, bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı,
yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idarenin iddialarının aksine davanın süresi içinde açıldığı, performansının yeterli olmadığına ilişkin somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, sehven yapılan hatanın, yine kendisinin dikkati sonucunda düzeltilerek, herhangi bir zararın oluşmadığı, nitekim sözleşme feshinden sonra yeniden sözleşme imzalandığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/3394, K. 2023/3184, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama