KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3619 E., 2023/4665 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- Esas No
- 2019/3619
- Karar No
- 2023/4665
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Şanlıurfa Ticaret İl Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları kaybettiğinden bahisle anılan Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığının … tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, "Kaçak petrol satmak, bulundurmak, ticari amaçla satın almak, taşımak ve saklamak" suçundan yargılandığı davada; ...
Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 83 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve davacının 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, anılan Mahkeme kararının 10/07/2009 tarihinde kesinleştiği; denetim süresi içerisinde başlatılan soruşturma neticesinde, yine aynı suçtan yargılandığı davada,.
Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının 2 yıl hapis cezası ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; bu durumda, davacının kasıtlı bir suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis cezası ile cezalandırıldığı ve cezanın kesinleştiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları taşımadığı hususu memuriyete ataması yapıldıktan sonra anlaşılan davacının,
657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunması alınmadan işlem tesis edildiği, durumunun değerlendirilmediği, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi kararları nedeniyle memuriyetten ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uyarınca davalı "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı" yerine "Ticaret Bakanlığı" hasım mevkiine alınmak suretiyle işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, dosya temyiz aşamasında iken, davacı vekili tarafından sunulan ek beyan dilekçesi ile davacının memnu haklarının iadesine ilişkin Mahkeme kararının sunulduğu görülmekle birlikte, dava konusu işlem tarihinden itibaren iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra verilen bu kararın dava konusu işlemi hukuka aykırı kıldığından söz etmek mümkün değildir.
Memnu hakların iadesine ilişkin Mahkeme kararları, mahkumiyeti ortadan kaldırmamakla beraber ceza mahkumiyetinden doğan bazı hakların kullanılmasına yönelik ehliyetsizlikleri geleceğe dönük olarak ortadan kaldırmaktadır. Memuriyette iken veya memuriyete girmeden önce 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde sayılan suçları işlemek sebebiyle mahkum olan ve bu nedenle Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde gösterilen şartı taşımayanların, ilgili Mahkemelerden memnu hakların iadesi kararı almaları durumunda, Devlet memurluğuna atanabilecekleri; ancak, bu atamanın açıktan atama niteliği taşıdığı ve bu konuda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Bu durumda, memnu hakların iadesi kararıyla, hak yoksunluğu sona ererek yasaklanan haklarını yeniden kazanan davacının, Devlet memurluğuna atanması mümkün olmakla birlikte, yeniden atanması için başvuru yapabileceği, açıktan atama koşullarına tabi olan bu yeni başvurusunun, davalı idarece, davacının yürüteceği hizmetin özelliği ve önemini de dikkate alarak takdir hakkı çerçevesinde, yeniden değerlendirilebileceği kuşkusuzdur.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/3619, K. 2023/4665, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama