KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/5885 E., 2021/1009 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- Esas No
- 2019/5885
- Karar No
- 2021/1009
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda 07/01/2013 tarihinde uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacı tarafından; mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 25/02/2014 tarihli işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince.
Danıştay Onbirinci Dairesinin 28/06/2018 tarih ve E:2018/522, K:2018/3230 sayılı bozma kararına uyularak; davalı idarede 15/01/2012 tarihinden sonra 07/01/2013 tarihinde göreve başlayan davacının mali, sosyal hak ve yardımlarına sınırlama getiren 11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği;
davacının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personel ile aynı mali ve sosyal haklardan yararlanması isteminin reddine ilişkin dava konusu işlemin yasal dayanağının ortadan kalktığı; buna göre, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen ibareye dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının mali ve sosyal haklarının, 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesine göre tespit edildiği; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı sonrasında oluşan hukuki boşluğun, 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6704 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle giderildiği ve iptal edilen Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda yeniden bir düzenleme yapıldığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/5885, K. 2021/1009, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama