KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/7127 E., 2020/3425 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Esas No
- 2019/7127
- Karar No
- 2020/3425
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nda hazine uzmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun … tarihli ve … sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 100.000,00-TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 07/06/2017 tarih ve E:2016/21639, K:2017/16294 sayılı bozma kararına uyularak; olayda davacının, disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında beraat hükmü kurulduğu, ayrıca, davacı hakkında adli yönden soruşturma başlatan Cumhuriyet savcısı;
disiplin yönünden soruşturma raporunu düzenleyen hazine kontrolörleri ile dava konusu işlemi tesis eden Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin bir kısmının, davacının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle kumpas kurdukları ve FETÖ/PDY terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle haklarında ceza davası açıldığı, ayrıca Mahkemenin 26/01/2018 tarihli ara kararına verilen cevaptan.
Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinden ve davacı aleyhine raporları düzenleneyenlerin FETÖ/PDY terör örgütü iltisakı nedeniyle 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair KHK uyarınca kamu görevinden ihraç edildiği ve haklarında aynı örgüte üyelik/yardım isnadıyla yargılanmalarına da devam olunduğunun anlaşıldığı, buna göre; davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırılığının sabit olduğunun ve işlem öncesinde gerçekleştirilen tüm yönetsel sürecin de bir bütün olarak davacıyı mağdur etme ve kişilik haklarını zedeleme amacına yönelik bulunduğu anlaşıldığından,
davacının duyduğu üzüntü ve elem nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin 50.000,00.-TL'lık kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının (50.000,00.-TL) ise reddine, hükmedilen 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden (10.01.2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davacıya karşı kişiliği ve onuru zedeleme kastı taşıyan bir yaptırım bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, sahte belge düzenlenerek kendisine kumpas kurulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/7127, K. 2020/3425, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama