KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1135 E., 2023/5729 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/1135
- Karar No
- 2023/5729
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ... Anadolu Lisesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak görev yapan davacının, hakkında açılan soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacıya isnat edilen fiilin, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' kapsamında olmadığı, bu haliyle davacının fiili anılan Kanun hükmündeki tanıma uymamakta ise de.
657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (k) alt bendinde yer alan ''5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek'' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda üzerine atılı fiilleri işlediği sonucuna ulaşılan davacının fiiiline uygun olarak Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, her ne kadar "Atatürk'e hakaret" suçlaması yönünden kesinleşen Ceza Mahkemesi kararıyla davacının beraat ettiği görülmekte ise de, ikrarıyla da sabit olan "10 Kasım 2016'da Tayyip ölse de bir taşla iki kuş vursak.
Bıktık ulan ulu önderden de reyizden de", "Bari irade hırsızlığına dur de şerefsiz türk milleti", "Tırstın mı yüce türk milleti, niye bir şeyler yazmıyon", "Rengimiz belli; şayet bir şizofren iç savaş çıkarsa Kürtlerleyim", "...Korkudan sıçıyorlar, tüm diktatörler gibi..." şeklindeki paylaşımların "ifade özgürlüğü kapsamında bulunmayan ve eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmayan sözlerin; incitici, küçük düşürücü ve toplum içindeki saygınlığı zedeleyici" mahiyet taşıdığı,
dolayısıyla 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerden biri olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkemenin iddialarını görmezden geldiği, sosyal medya paylaşımlarının eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilecek nitelikte olduğu, kamu görevi ile ilgili olmayan sosyal medya paylaşımlarının değerlendirmeye alındığı, muhakkiklerce sadece şikayette bulunanlar ile görüşüldüğü, diğer öğrencilerin beyanlarının alınmadığı, ayrıca tanık olarak dinlenen okul idarecileri ve öğretmenlerin ise bu konuda bir olay olduğunu duymadıklarını beyan ettikleri, ifade aşamasında soruşturma dosyasını inceleyemediği ve avukat ile ifadeye dair haklarının bildirilmediği, paylaşımların bir hakkın kullanılması kapsamında düşünce ve ifade özgürlüğü korumasında olduğu, hukuka uygun olmayan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Usul ve esas bakımından hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/1135, K. 2023/5729, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama