KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2553 E., 2021/1007 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/2553
- Karar No
- 2021/1007
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: … Belediye Başkanlığında idari ve mali işler müdürü olarak görev yapan davacı tarafından; 2010 yılının Kasım ayından itibaren ödenmeyen sosyal denge tazminatının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince.
Mahkemelerince daha önce verilen kararın, "dava konusu işlemin iptali ile sosyal denge tazminatının davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/02/2015 tarihinden itibaren hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/3662, K:2018/5532 sayılı kararıyla onanması, "15/02/2015 tarihi öncesine ilişkin sosyal denge tazminatının davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının ise bozulması üzerine; bozma kararına uyularak,
15/02/2015 tarihinden önceki döneme ilişkin sosyal denge tazminatının ödenmesi istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukukaaykırılık bulunmadığı, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyize konu Mahkeme kararının bozulmasında, davalı idarenin korunmaya değer bir menfaati bulunmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Usul hükümleri uyarınca, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunması; bir başka ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden;.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptali ile ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının idareye başvuru tarihi olan 17/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verildiği; davalı idare tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onikinci Dairesinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/3662, K:2018/5532 sayılı kararıyla, Mahkeme kararının "dava konusu işlemin iptali ile sosyal denge tazminatının 15/02/2015 tarihinden itibaren hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" ilişkin kısmının onandığı,
"15/02/2015 tarihi öncesine ilişkin sosyal denge tazminatının davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının ise bozulduğu; aynı Dairenin 23/10/2019 tarih ve E:2019/2711, K:2019/7946 sayılı kararıyla, davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddedildiği; böylece Mahkeme kararının "dava konusu işlemin iptali ile sosyal denge tazminatının 15/02/2015 tarihinden itibaren hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" ilişkin kısmının kesinleştiği; bozulan kısım yönünden ise, İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak,
"15/02/2015 tarihi öncesine ilişkin sosyal denge tazminatının ödenmesi istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği; bu kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, söz konusu kararda davalı idare aleyhine hüküm olmadığı ve yargılama giderlerine yönelik olarak da temyiz dilekçesinde davalı idare tarafından hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı, hukuka aykırılık iddialarının kesinleşen kısma yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı; başka bir anlatımla, temyize konu kararın bozulmasında, davalı idarenin korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı; ayrıca davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının da kesinleşen kısma yönelik olduğu dikkate alındığında, temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/2553, K. 2021/1007, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama