KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3664 E., 2021/847 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/3664
- Karar No
- 2021/847
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 29/09/1980-10/10/1982 tarihleri arasında Konya İli, Yunak İlçesi Belediye Başkanlığı görevinde bulunan müteveffa eşi nedeniyle dul maaşı almakta iken ek göstergesinin düşürülerek, makam ve görev tazminatlarının iptal edilmesi ve 2008-2013 yılları arasında yersiz ödendiğinden bahisle 49.006,96-TL ile eşinin vefat tarihi itibarıyla Haziran 2013 dönemi için fazladan ödenen 1.240,17-TL emekli aylığı tutarının toplamı 50.247,13-TL'nin adına borç çıkartılarak, maaşından 1/4 oranında kesilmesine ilişkin işlemin iptaline ve ödenmeyen ek gösterge ve tazminatları ile maaşından yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 03/12/2019 tarih ve E:2019/5508, K:2019/9604 sayılı bozma kararına uyularak; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu öngörülmüş olup, davacının tazminat istemi hakkında 03/11/2013 tarihinden itibaren hesaplanarak davalı idareye başvurunun yapıldığı 03/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına karar verilerek kesinleştiği görüldüğünden, bu kısım hakkında hüküm kurulmaksızın,
ilk kesintinin yapıldığı tarihten 03/11/2013 tarihine kadar ödenmeyen tazminatların ve davacının maaşından yapılan kesintilerin davalı idareye başvurunun yapıldığı 03/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle tazminat isteminin kabulüne, ilk kesintinin yapıldığı tarihten 03/11/2013 tarihine kadar ödenmeyen tazminatların ve davacının maaşından yapılan kesintilerin davalı idareye başvurunun yapıldığı 03/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı tarafından, idari ve hukuki istikrar kuralları gereği idarece yapılan işlemlerin iptali veya durdurulması için başvurunun belirli sürelere bağlandığı, başvuru süresinden geriye doğru ancak dava açma süresi içinde istenen talepler için başvuruda bulunulabileceği, geçmişe dönük taleplerin kabulünün hatalı olduğu, bu nedenle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek bir nitelik taşımadığı, hukuki dayanaktan yoksun temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/3664, K. 2021/847, 22 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama