KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/5030 E., 2022/264 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2022
- Esas No
- 2020/5030
- Karar No
- 2022/264
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av.
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: K.K.T.C. vatandaşı olan ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Basın Müşavirliğinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında yabancı uyruklu sözleşmeli personel statüsünde mahalli kâtip-sekreter olarak görev yapmakta iken 10/06/2001 tarihinde yaş haddi nedeniyle sözleşmesi sona eren davacının; görev yaptığı döneme ilişkin olarak iş sonu tazminatı ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 10/08/2010 tarihli işlemin iptali ile iş sonu tazminatının görevinin sona erdiği tarihten itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 20/11/2018 tarih ve E:2018/3034, K:2018/5446 sayılı bozma kararına uyularak.
Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Basın Müşavirliğinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında yabancı uyruklu sözleşmeli personel statüsünde görev yapmakta iken sözleşmesi sona eren davacıya K.K.T.C. mevzuatında iş sonu tazminatı, emekli ikramiyesi veya kıdem tazminatı adı altında toptan ödeme yapılmasını zorunlu kılan bir düzenlemenin bulunmadığı.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesinin üçüncü fıkrasında ise yerel mevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda, Dışişleri ve Maliye Bakanlığının uygun görüşleri alınmak koşuluyla sözleşmelere hüküm konulabilmesine imkan sağlandığı. T.C.
Lefkoşa Büyükelçiliği Basın Müşavirliği ile davacı arasında imzalanan ve 01/01/2001-10/06/2001 dönemini kapsayan Hizmet Sözleşmesinin 10/c maddesinde de, yerel yasalara uyma zorunluluğunun bulunmadığı hallerde, iş sonu tazminatı ödenebileceğinin öngörüldüğü dikkate alındığında;
yaş haddi nedeniyle sözleşmesi sona eren davacıya, anılan Esaslar'ın 09/02/1979 tarih ve 7/17150 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla değişik 7/3 maddesinde öngörülen tutarda, iş sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan tutarın idareye başvuru tarihinden (25/06/2010) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul yönünden, dava açma ve iş sonu tazminatı talep etme hakkının zaman aşımına uğradığı, ayrıca aynı konuda daha önce Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açılan davanın ret ile sonuçlandığı; esasa ilişkin olarak, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasında yurtdışı teşkilatında çalışan yabancı uyruklu sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmeyeceğinin kurala bağlandığı.
Maliye Bakanlığının 18/09/2001 tarihli yazısına istinaden, yerel yasalarda iş sonu tazminatı ödenmesini zorunlu kılan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, davacıya söz konusu tazminatın ödenmediği; yürürlükteki mevzuata ve hizmet sözleşmesinde yer alan hükümlerine göre, davacıya iş sonu tazminatı ödenmesinin mümkün bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/5030, K. 2022/264, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama