KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/5053 E., 2022/1148 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2022
- Esas No
- 2020/5053
- Karar No
- 2022/1148
- Temyiz eden (davalı)
- … İl Özel İdaresi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …Sendikası
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı sendika tarafından, … Sendikası (…) ile davalı idare arasında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi hükümlerinden yararlanma şartı olarak getirilen ve her ay üyelerinin maaşından kesilen dayanışma aidatının kesilmemesi ve kesilen miktarların iade edilmesi istemiyle yapılan 31/01/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; sosyal denge tazminatı sözleşmesinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatını belirlemek olduğu, 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu,
kaldı ki, anılan Kanun'un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi, sosyal denge sözleşmesinde ancak, Kamu İşvereni Heyeti Başkanı ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası temsilcisi arasında imzalanan "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklara Dair Toplu Sözleşme"nin 5. maddesinde tespit edilen; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği;
bunun dışında, sendika üyesi olan ya da sendika üyesi olmayan ile başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, böyle bir ayrımın yapılması durumunda çalışanların dolaylı olarak sözleşme imzalama hakkına sahip en çok üyesi bulunan sendikaya üye olunmaya zorlanması anlamına geleceği, bunun da Anayasa'nın 61. maddesine aykırı olacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, davacı Sendikanın üyelerinin maaşından hukuka aykırı olarak kesilmiş olduğu anlaşılan aidat kesintilerinin iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlığın, çalışan hakları ile ilgili olması nedeniyle, Adli Yargının (İş Mahkemesinin) görev alanına girdiği, davacı Sendikanın dava açmada menfaati bulunmadığı, iptali istenilen işlemin kesin ve yürütülebilir işlem olmadığı, ayrıca yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/5053, K. 2022/1148, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama