KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1327 E., 2021/1713 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Esas No
- 2021/1327
- Karar No
- 2021/1713
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı (… Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla.
6638 sayılı Kanunun 32. maddesi ile 3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 27. madde hükmünde yer alan "01/01/2015 tarihi itibarıyla (...) rütbesini ihraz edenlerden (...)" ibaresinin kapsamı açısından yapılan değerlendirmede, Kanunun lafzı ve amacının birlikte değerlendirilmesinden, 01/01/2015 tarihinde rütbeyi kazanmış olanları kapsadığının açık olduğu, dolayısıyla bu tarih dahil olmak üzere bu tarih ve öncesinde sayılan rütbeyi kazanmış olanların madde kapsamında değerlendirilebileceği, bu tarihten sonra rütbeyi kazananların ise geçici 27. madde kapsamında değerlendirilmelerinin söz konusu olmadığı,
ancak 55. madde kapsamında değerlendirilebilecekleri, bu durumda, davacının 01/01/2015 tarihinden sonra hizmetine duyulan ihtiyaç nedeniyle 24/07/2015 tarihli Bakan Onayı ile 1. sınıf emniyet müdürü kadrosuna atandığı dikkate alındığında, söz konusu tarihten sonra emekliliğe sevk dilekçesi olsa bile bahsi geçen madde kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinde yer verilen "idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, yukarıda açıklanan gerekçeyle davacının mahrum kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının, dava açma tarihi olan 09/09/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 09/09/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın hukuk ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/1327, K. 2021/1713, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama