KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2085 E., 2021/2268 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Esas No
- 2021/2085
- Karar No
- 2021/2268
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yapmakta iken 30/11/1982 tarihinde re'sen emekliye sevk edilerek toptan ödeme ve 6 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi ödemesi yapılan, ancak daha sonra 22/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6191 sayılı Kanun ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen Geçici 32. madde uyarınca kıdemli albay rütbesi üzerinden emekliye sevk edilen ve ikramiye ödenmemiş olan süre için emekli ikramiyesi ödenen davacının, zamansal değil parasal mahsup yapılması gerektiğinden bahisle,
daha önce ödenen toplam tutar ile kıdemli albay rütbesi üzerinden ödenmesi gereken emekli ikramiye tutarı arasındaki farkın ödenmesi için yaptığı 26/06/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan ikramiye tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/11/2019 tarih ve E:2018/6417, K: 2019/8804 sayılı bozma kararına uyularak.
926 sayılı Kanun'un Geçici 32. maddesi ile, bu madde kapsamına girenlerin, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesildiği tarihten, maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreleri Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçmiş kabul edilerek, bu kişilere emsali subay ve astsubay gibi emekli aylığı bağlanması ve emekli ikramiyesi ödenmesinin öngörüldüğü;
anılan maddenin, daha önce emekli ikramiyesi almış olanların mahsubunun nasıl yapılacağının düzenlendiği (e) fıkrasında ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili mevzuatına göre her ne suretle olursa olsun iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan sürelerin bu madde uyarınca yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde esas alınacak sürelerden mahsup edileceğinin kurala bağlandığı;
bu durumda, davacıya kıdemli albay rütbesinden ödenecek emekli ikramiyesi hesabında, daha önce ikramiye ödenmiş olan 6 yıllık hizmet süresinin mahsubu ile kalan süre üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğinden, davacının talebinin zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Emekli ikramiyesinin eksik ödendiği, bunun temel sebebinin, paralı işlemlerde parasal mahsup yapmak yerine, zamansal mahsup yapılmasından kaynaklandığı, TSK 'dan ayrıldığı 30/11/1982 tarihinden önceki 5 yıllık hizmet süresi için peşin ödenen tutar güncelleştirilerek, emsali kıdemli albay emeklilerine uygulanan usul uygulanmak suretiyle belirlenen emeklilik ikramiyesinden peşin ödenen güncelleştirilmiş tutar düşülmek suretiyle bulunacak tutar üzerinden ödeme yapılması gerekirken, yıllar esas alınarak yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/2085, K. 2021/2268, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama