KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/227 E., 2023/5557 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Esas No
- 2021/227
- Karar No
- 2023/5557
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Camiinde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; ilgili Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca göreve son verilmesi için, her ne kadar disiplin soruşturması usul ve ilkeleri derecesinde olmasa da, sözü edilen koşulun sonradan kaybedildiğinin idarece yapılacak bir soruşturma ile hukuken kabul edilebilir somut delillerle hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya konulması gerekmekte olup;
uyuşmazlığa konu olayda yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporu incelendiğinde, tanıkların davacı ile A.Y.'nin bakıştıklarını gördüklerini, ilişki yaşadıklarına inandıklarını ancak görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, tanıkların ikisinin A.Y.'nin eşinin yeğenleri olduğu, diğer tanık M.B.'nin ise davacı ile husumetinin olduğunun iddia edildiği, davacının tanık olarak dinlenmesini istediği Z.A.'ın ifadesinin alınmadığı, davacının mesajlaşma ve aramaların yapıldığı tarihlerde telefonunu kaybettiği yönündeki iddiasının da araştırılmadığı, içeriği bilinmeyen mesajlaşma-arama dışında bir delil bulunmadığı,
muhtarın vermiş olduğu beyan dilekçesinde davacı hakkındaki iddiaların gerçek olmadığını, davacıya iftira atıldığını, şikayetçi olan aileden korktukları için davacı lehine ifade veremediklerini beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının A.Y. isimli bayanla gizli ilişkisi olduğunun açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde subuta ermediği sonucuna varıldığından, ortak nitelik şartı yitirdiğinden bahisle davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının ortak nitelik şartını görevi sırasında kaybettiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/227, K. 2023/5557, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama