KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2343 E., 2022/1419 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Mart 2022
- Esas No
- 2021/2343
- Karar No
- 2022/1419
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kaymakamlığı
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili Meram İlçe Müftülüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapmakta iken Karabük Müftülüğü emrine kadrolu olarak atanması sebebiyle hizmet sözleşmesini fesheden davacının, sözleşmeli statüde çalıştığı döneme ilişkin olarak tarafına iş sonu tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Meram Kaymakamlığı İlçe Müftülüğü işleminin iptali ile iş sonu tazminatının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 18/12/2019 tarih ve E:2018/3057, K:2019/10375 sayılı bozma kararına uyularak.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek-6. maddesinde, personelin bir ay önceden ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi feshedebileceği hükmüne yer verilmiş olmakla birlikte, haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz edilemeyeceği ve davacı sözleşmeli imam hatip olarak görev yapmakta iken aynı unvanla kadroya atanması nedeniyle görevine başlama hususunda idarenin çizdiği sınırların dışına çıkamayacağından,
yeni görevine başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesinin zorunlu ve bağlayıcı olması karşısında, sözleşme feshinin haklı bir nedene dayandığının kabul edilmesinin gerektiği, bu durumda, davacının çalıştığı döneme ilişkin iş sonu tazminatının yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi gerekmekte olup, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 26/03/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/2343, K. 2022/1419, 24 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama