KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/310 E., 2021/534 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Esas No
- 2021/310
- Karar No
- 2021/534
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı / …
- Vekilleri
- l. Hukuk Müşaviri … Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, … Köyü'nde, Kur'an Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, görevi sırasında aynı ilçede bulunan.
Camii'nde imam-hatip olarak görev yapan ... isimli şahısla alınan ifadeler ve iletişim tutanaklarından tespit edilebildiği kadarıyla 2013 yılından itibaren evlilik dışı, gayrimeşru ilişki yaşadığı, bu ilişki nedeniyle ...'nin nikahlı eşine şiddet uygulaması ve darp etmesi olayı ile ilgili olarak ... hakkında adli kovuşturma yürütüldüğü, ...'nin eşi hakkında koruma kararı verildiği, bu ilişkinin 2014 yılından itibaren Adapazarı'nda tutulan evde sürdürüldüğü, ... hakkındaki şikayet dilekçesi üzerine yürütülen soruşturmada tespit edilen fiil ve eylemler özel hayatın mahremiyeti ilkesini aşar boyuta ulaştığı gibi durumun alenilik kazandığı,
ayrıca mesleğin niteliği göz önüne alındığında İslami kurallar ile de bağdaşmadığı sonucuna varıldığından, atamaya esas alınan ortak nitelik şartını görevi sırasında kaybettiği anlaşılan davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ortak nitelik olarak sayılan şartları kaybettiğini gösterir hiçbir delilin bulunmadığı, tamamen özel hayatını ilgilendiren ve asılsız iddialar üzerinden yürütülen soruşturma sonucunda görevine son verildiği, muhakkiklerin tarafsız davranmadığı, açıkça görevden alınması amacıyla soruşturmayı yürüttükleri, kendisi hakkında takdir edilen yaptırım ile eylemi arasında adil bir dengenin bulunması gerektiği, bakmakla yükümlü olduğu iki çocuğunun bulunduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucu davacıya isnat edilen fiillerin sübut bulduğu, Yönetmelik'te belirtilen ortak nitelik şartını yitirdiği, Yönetmelik'te aranan nitelikleri taşımayan veya sonradan bu niteliği kaybeden ve yaşantısı yürüttüğü hizmet ile bağdaşmayan bir din görevlisinin kamu hizmetini etkili ve verimli bir şekilde yürütemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/310, K. 2021/534, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama