KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3480 E., 2022/2729 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2022
- Esas No
- 2021/3480
- Karar No
- 2022/2729
- Temyiz isteminde bulunanlar
- —
- 1- (davacı)
- …
- 2- (davacı)
- …
- Vekilleri
- Av. …
- 3- (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Diğer davacı
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığında sözleşmeli mütercim olarak görev yapmakta iken vefat eden …'ın kanuni mirasçıları olan davacılar tarafından, murislerinin sadece sözleşmeli mütercim olarak görev yaptığı süreler üzerinden iş sonu tazminatı ödenmesi gerektiğine ilişkin Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Personel Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince. Danıştay Onikinci Dairesinin 19/06/2019 tarih ve E:2018/3044, K:2019/5115 sayılı bozma kararına uyularak. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine göre sözleşmeli personel statüsünde görev yapan kamu görevlilerine ödenecek iş sonu tazminatının ödenmesine ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile düzenlendiği,
bu Esaslara göre yapılacak olan iş sonu tazminatı ödemesinin yıllık bazda üst limitinin, sözleşmeli personel statüsünde geçirilen hizmet süreleri esas alınmak suretiyle ilgililerin 657 sayılı Kanun'a göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadroda görev yapan ve öğrenim durumu aynı olan emsali personelin 5434 sayılı Kanun'a göre alabileceği 1 (bir) yıllık azami emeklilik ikramiyesi olarak belirlendiği;
davacılara ödenmesi gereken iş sonu tazminatının hesabında, murislerinin, Ankara Defterdarlığında 15/11/1989-14/08/1991 tarihleri arasında sözleşmeli statüde geçen hizmet süresinin de dikkate alınması ve oluşacak iş sonu tazminatı farkının davacılara ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;
öte yandan, anılan mevzuat uyarınca 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesinin gerekmesi ve Esasların 7. maddesinde, memuriyette geçen hizmet sürelerinin emsal memurun tespitinde değerlendirileceğine dair bir hükmün bulunmaması nedeniyle, 657 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca kadrolu memur olarak çalışılan 15/08/1991-03/08/1995 tarihleri arası için iş sonu tazminatı ödenmemesi yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin,
sözleşmeli çalışılan 15/11/1989-14/08/1991 tarihleri arası için iş sonu tazminatı ödenmemesine ilişkin kısmının iptaline, 657 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca kadrolu memur olarak çalışılan 15/08/1991-03/08/1995 tarihleri arası için iş sonu tazminatı ödenmemesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARININ ÖZETİ
Davacılardan … ve … tarafından; murislerinin 15/01/1989- 28/04/2010 tarihleri arasında kamuda çalıştığı açık olduğundan, bu sürelere karşılık gelen iş sonu tazminatının tamamının ödenmesi gerektiği, dava konusu işlemle sosyal güvenlik haklarının daraltıldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından.
10/05/2010 tarihli dilekçe ile iş sonu tazminatı talep edilmesi üzerine 27/09/2010 tarihinde iş sonu tazminatının davacılara ödendiği, bu kez davacılar tarafından vekilleri aracılığıyla 26/10/2010 tarihli dilekçe ile önceki taleplerinin yinelendiği, söz konusu dilekçeye 08/11/2010 tarihli işlem ile cevap verildiği, davanın 27/09/2010 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde açılması gerekirken bu süre geçirilerek 05/01/2011 tarihinde açıldığı, bu nedenle, davanın öncelikle süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar başlıklı … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 7. maddesinin beşinci fıkrasında, iş sonu tazminatı ödemelerinde emsal belirleme hususları ile uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri giderme konusunda Maliye Bakanlığının yetkili kılındığı, bu hüküm uyarınca Maliye Bakanlığından görüş talep edildiği, gelen cevabi yazı çerçevesinde mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiği, temyize konu kararın dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının hukuki dayanaktan yoksun olduğu;
öte yandan, işlemin davacılara ödeme sürecini nasıl ve hangi sebeplere istinaden gerçekleştiğine ilişkin bilgilendirmeden ibaret olduğu, dolayısıyla kesin ve yürütülebilir olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacılar tarafından savunma verilmemiş; davalı idare tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/3480, K. 2022/2729, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama