KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3491 E., 2024/3815 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/3491
- Karar No
- 2024/3815
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Kocaeli ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine istinaden ... olarak görev yapan davacının, görevli olduğu müdürlükte ... olarak gerekli donanıma sahip olmadığı, kurumda çalıştığı süre boyunca da mesleki olarak kendisini geliştirmekte çaba ve gayretinin olmadığından bahisle hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çayırova Belediye Başkanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının gerekli donanıma sahip olmadığı, kurumda çalıştığı süre boyunca mesleki olarak kendini geliştirmekte çaba ve gayretinin olmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin somut bir tespitin bulunmadığının anlaşılması karşısında, görevinin yerine getirilmesinde başarısızlığı, yetersizliği ya da başkaca sözleşmesinin sona erdirilmesini gerektirecek bir eylem ve davranışı bulunmayan davacının,
sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde sebep ve amaç yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı ücret ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 29/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, çalışma süresi boyunca ... olarak mesleki yeterlilik göstermediği ve öğrenme çabasında olmadığı, en son görev yeri olan Belediye Park ve Bahçeler Müdürlüğündeki görevi neticesinde hakkında tutanak tutulduğu, ilgili tutanakta harita teknik ölçüm cihazının uygulanmasında yetersiz olduğunun belirtildiği, davacının mesleğine dair temel konularda yetersiz ve ehliyetsiz olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idarece verilen görevlerin yerine getirilmesinde yetersiz kalındığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı, yapılan görevlendirmelerde iş tanımlarının yapılmadığı, teknik cihaz kullanımlarına dair gerekli eğitimlerin verilmediği, görev süresi boyunca tamamlanan işlerin ilgili birim amirlerince onaylandığı, işin yapılması noktasında davalı belediye tarafından uygun koşulların sağlanamadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/3491, K. 2024/3815, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama