KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3800 E., 2022/2339 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/3800
- Karar No
- 2022/2339
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Genel Komutanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: .... Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 31/03/2016 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının, 16/03/2016 tarihinde yapılan yoklamada olmadığının tespit edildiği, kendisiyle yapılan telefon görüşmesinde birliğe katılmayacağını ve görevi bıraktığını beyan ettiği yolunda tutanak düzenlendiği ve 31/03/2016 tarihli işlem ile sözleşmesi feshedilerek ilişiğinin kesildiği; dava dilekçesinde, işlemin tebliğ tarihi 18/11/2019 olarak gösterilmiş ve yazılı tebligat yapılmadığı,
sözlü olarak bilgi verildiği belirtilmiş ise de, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, 31/03/2016 tarihi itibariyle ayrılışının yapıldığı ve en son 15/02/2016 tarihinde aylık ödemesi yapıldığının anlaşıldığı; bu durumda, 15/03/2016 tarihinden itibaren aylıklarının ödenmemesi ile dava konusu işlemi öğrendiğinin kabulü gerektiğinden, bu tarihten itibaren 60 günlük süre içinde en geç 14/05/2016 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 10/12/2019 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava konusu işleme karşı başvuru yollarını ve süresini gösteren bir belge tebliğ edilmediği, işlemin şekil unsuru açısından hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ilk derece Mahkemesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeniden karar verilmesine gerek görülmedi ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında da ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, "davacının en son 15/02/2016 tarihinde aylık aldığı, 15/03/2016 tarihinden itibaren aylıklarının ödenmemesi ile işlemi öğreneceğinden bu tarihten itibaren 60 günlük süre içinde en geç 14/05/2016 tarihine kadar dava açılması gerektiği" belirtilmiş ise de, bu tarihlerin sehven yazıldığı, davacının en son 15/03/2016 tarihinde aylık aldığı, en geç 15/04/2016 tarihinden itibaren aylıklarının ödenmemesi ile davacı işlemi öğreneceğinden bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde en geç 14/06/2016 tarihine kadar dava açılması gerektiği açıktır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/3800, K. 2022/2339, 21 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama