KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5062 E., 2024/2739 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/5062
- Karar No
- 2024/2739
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Karesi Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden sosyolog unvanı ile sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair Karesi Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, işlemin gerçekleştiği tarih itibarıyla en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının sözleşmesinin dava konusu işlemle yenilenmemesinden sonra davalı idarede aynı pozisyonda yeni bir sözleşmeli personel istihdam edilmemesi ve davacıya ait bir adet sosyolog kadrosunun da yeni sözleşme döneminin hemen başında alınan belediye meclis kararı ile iptal edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sosyolog unvanlı davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığının davalı idarece somut olarak ortaya konulduğu, anılan gerekçe ile davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair dava konusu işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
öte yandan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların işlemin gerçekleştirildiği tarih itibariyle bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte tazminine karar verilmesine ilişkin istemin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığı, sözleşmenin bir yıllık süre ile sınırlandırılmasının işten çıkarmaya dayanak teşkil etmeyeceği, idarenin sürekli olarak yürüttüğü kamu hizmetinde statü hukukuna tabi olarak çalışan davacı ile mali disiplinin sağlanması ve Bütçe Kanun'u uyarınca yıllık sözleşme imzalanmış olmasının sözleşmeye geçicilik sağlamayacağı, sözleşmenin yenilenmemesinin haklı sebeplere dayanması gerektiği, sözleşmenin mali yıl nedeniyle yenilenmemiş olmasının hukuken geçerli veya haklı bir fesih nedeni olmadığı, hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı gerekçesinin gerçeği yansıtmadığı,
başka alanlardaki personel ihtiyacına göre değerlendirme yapılıp alternatif bir istihdam imkanı sunulması gerekirken çalışan yanlısı bir politika izlenmeksizin haklı bir gerekçe olmadan işten çıkarıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5062, K. 2024/2739, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama