KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5503 E., 2024/4989 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/5503
- Karar No
- 2024/4989
- Temyiz eden (davalı)
- ... Komutanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ...Alay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 31/12/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği dönemde alamadığı aylıklarının, hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı, üste fiilen taarruz suçundan hapis cezası almış olmakla birlikte, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 3269 sayılı Kanun'un 12. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 03/02/2015 tarihinden önce işlenen üste fiilen taarruz suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına dayanılarak uzman erbaşların sözleşmelerinin feshi/yenilenmemesi işlemi tesis edilebilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
davacının üste fiilen taarruz suçunu 21/11/2013 tarihinde işlediği dikkate alındığında, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 16/09/2020 tarih ve E:2020/565, K:2020/2815 sayılı bozma kararına uyularak; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında, "üste fiilen taarruz" suçundan yapılan yargılama sonucunda 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu suçu işlediğinin mahkeme kararıyla kesinleşmesi üzerine "kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanlar ve askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenen düzeye erişememe" kapsamında sözleşme fesih onay belgesinin düzenlendiği, davacının 4 aylıktan kesme, 4 hizmet yerini terketmeme, 2 uyarma cezası, 3 ayrı icra belgesi ve "tehdit" ve "amire veya üste fiilen taarruz" suçlarından 2 ayrı ceza yargılamasının bulunduğu,
takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı ayırma işlemlerinde idarenin, personelinin disiplin durumunun artık Silahlı Kuvvetlerde görev yapmasını engelleyecek vehamet derecesine ulaşması durumunda ayırma işlemi tesis edebildiği, davacı hakkında tesis edilen işlemde idarece bu esaslara uygun hareket edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 20/01/2016 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken; "....işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "...işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 20/01/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5503, K. 2024/4989, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama