KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/569 E., 2022/3631 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/569
- Karar No
- 2022/3631
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İzmir İli, … İlçe Müftüsü olan davacının, Manisa İli, Salihli İlçe Müftüsü olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak." şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Diyanet İşleri Başkanlığını temsil eden ve İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmakla görevli bir ilçe müftüsünden, her alandaki tutum ve davranışları, ahlakı ve yaşayış tarzıyla çevresine örnek teşkil etmesinin beklendiği, bu görevi yürütenlerin, toplumda kabul gören değerlere ters düşmek yerine inanç, ibadet ve davranış bütünlüğü içinde bu değerlere örnek olmak durumunda olduğu; soruşturma raporu ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, kadın görevlilere karşı sözlü ve fiili olarak cinsel içerikli bir tavır sergilediği,
bazılarıyla odasının kapısını kapatarak içeriye kimsenin alınmaması yolunda talimat vermek suretiyle görüşmeler yaptığı, bu davranışı ile kendi camiasında yıprandığı gibi çevresinde bir güvensizlik ortamı oluşmasına sebep olduğunun anlaşıldığı;
bu durumda, ifa ettiği görevle bağdaşmayan, toplumda örnek olma vasfına aykırı, kamu vicdanında menfi izler bırakan ve İslam törelerine açıkça aykırılık teşkil eden söz konusu eylem ve söylemleriyle ilçe müftüleri için göreve atanma şartları içerisinde yer alan ve Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen "ortak niteliği" kaybettiği sonucuna ulaşılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevinin sona erdirilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
34 yıllık başarılı bir hizmet yaşantısının bulunduğu, soruşturmanın objektif ve tarafsız şekilde yapılmadığı, hakkındaki iddiaların asılsız olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/569, K. 2022/3631, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama