KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6474 E., 2022/124 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2022
- Esas No
- 2021/6474
- Karar No
- 2022/124
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davalı idarede tahsildar olarak çalışmakta olan davacının, sosyal denge sözleşmesi uyarınca 2017 yılı sosyal denge yardımı ve sosyal denge bayram ikramiyelerinden yararlanmak istemiyle yaptığı 24/06/2020 tarihli başvurusunun 22/10/2014 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Yardım Protokolü uyarınca reddine dair … tarih ve … sayılı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü işleminin iptali ile 02/01/2017 tarihinden başlamak üzere 2017 yılı sonuna kadar davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla. 2017 yılına ilişkin sosyal denge tazminatı tutarlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, davacının tazminini istediği sosyal denge tazminatı ile ilgili son uygulama tarihinin 15/01/2018 tarihi olduğu açık olup,
sosyal denge yardımı ödemelerinin aylık dönemler halinde yapılması nedeniyle her ayın 15’inde gerçekleşen ödememe uygulamalarının gerçekleştiği tarihleri izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde doğrudan ya da aynı Kanun'un 11. maddesine göre aynı süre içinde idareye başvurulması ve başvuru sonucuna göre 11. maddede belirtilen süreye ilişkin esaslar göz önünde bulundurularak dava açılması gerekirken,
yapılan tüm ödememe uygulamalarından (icradan) doğan zararlar yönünden sona ermiş bulunan dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı açık olan 24/06/2020 tarihli başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine 04/09/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ... İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen kararın davacı vekiline 01/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, buna karşın Yasada belirtilen otuz günlük süre geçirildikten sonra 04/01/2021 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararda olağan şartlar mevcutmuş gibi değerlendirme yapıldığı, Covid 19 salgını nedeniyle dünyada ve ülkemizde ilan edilen pandemi koşulları nedeniyle adliye çalışma şartları ile yargılama sürelerinin sık sık değişikliğe uğradığı ve bu süre içerisinde virüse yakalananların karantina altına alındığının Mahkemece dikkate alınmadığı, Mahkemenin bu kararı ile yerel mahkemece haksız bir şekilde davasının süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karar haksızlığa neden olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/6474, K. 2022/124, 25 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama