KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6832 E., 2021/6332 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- Esas No
- 2021/6832
- Karar No
- 2021/6332
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Tuzla Piyade Okulu Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 17/10/2019 tarihli işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; olayda, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında yetkili kurumdan gelen bilginin, MSB Üst Değerlendirme Kurulu'nca ilgili kanun, yönetmelik, yönerge ve talimatlar uyarınca değerlendirilerek güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verilmesi neticesinde, dava konusu işlemin tesis edildiği, 18/09/2019 tarihli ara kararı ile davacı ile ilgili güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili idarelerden istenildiği,
ara kararına verilen cevapta, davacının "Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit hakaret suçundan 2 yıl 6 ay hapis, dosya Yargıtayda" bilgi notuna istinaden güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğunun görüldüğü; bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri gereğince uzman erbaş olarak görevine devam edebilmek için güvenlik soruşturmasının olumlu bulunmasının zorunlu bulunması karşısında, tespit edilen hususlar askerlik mesleğinin ve yürütülen hizmetin önemi ve özelliği dikkate alındığında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına yeterli olduğu,
dolayısıyla davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi.
İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilerek davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve yine bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair 4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, kanun koyucu tarafından bu konuda henüz bir düzenlemenin de yapılmamış olduğu anlaşıldığından,
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, yasal dayanaktan yoksun kalan istihbarat bilgilerine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne,
İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen kararın ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı, aksine kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğunun vurgulandığı,
Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edileceği ve bu işlem tesis edilirken veya daha sonra 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca davalı idarece, davacının durumunun yeniden değerlendirileceği belirtilmiş,
davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmasının ayrıca önem arz ettiği, hal böyle iken idarenin takdir yetkisini davacıyı istihdam etmeme yönünde kullanmasında herhangi bir yanlışlık ve hukuka aykırılık bulunmadığı gibi işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin de idarenin takdir yetkisini kullanması hususunda yol gösterici verileri temin etme imkanının sağladığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ayrıca davalı idarenin Harçlar Kanunu'na göre harçtan muaf olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, kendisinin uzman erbaş olmak için mevzuatta bulunan tüm şartları sağladığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olabilecek herhangi bir olumsuzluğunun bulunmadığı, güvenlik soruşturmasına neden olan yargılama sonucunda "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak elde edildiği, Anayasa Mahkemesi kararı ile idarenin güvenlik soruşturması yapabilmesine dayanak olan düzenlemenin iptal edildiği, idarece herhangi bir araştırma yapılmaksızın takdir yetkisinin sınırları aşılarak işlem tesis edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/6832, K. 2021/6332, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama