KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7161 E., 2022/2143 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/7161
- Karar No
- 2022/2143
- Temyiz eden (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Diğer davalı
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …'ı temsilen … Sendikası
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idarelerden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde görev yapan davacının, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ESHOT Genel Müdürlüğü ve İZSU Genel Müdürlüğü adına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası arasında imzalanan 01/01/2020 - 31/12/2020 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde yer alan Sözleşmenin tarafı olan sendikaya üye olmayanların sözleşmeden yararlanmasının, memur taban aylığının %1,5 katı kadar aidat ödemeleri koşuluna bağlı olduğuna dair düzenlemenin iptali ile bu düzenleme uyarınca yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, bu yönde sözleşmelere konulan hükümlerin kanuni bir dayanağının bulunmadığı, esasen aksine bir yorumun adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacı ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırı olduğu,
bu durumda, sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiç bir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, kanuni bir dayanağının bulunmadığı hususu açık olduğundan, davalı idareler ile ile yetkili sendika olan Tüm Bel-Sen arasında imzalanan ve 01/01/2020-31/12/2020 dönemine ilişkin Toplu İş Sözleşmesinin yararlanma koşullarını düzenleyen 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazminat isteminin kabulüne,
söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının maaşından kesilen tutarların, her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 43. maddesi ile yollamada bulunduğu 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca anılan aidatın kesilerek Sendikaya verilmesinin Kanun'un amir hükmü gereği olduğu, dayanışma aidatı ödemek suretiyle ya da sendikaya üye olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın çalışanların insiyatifinde olduğu, bu tercihlerin doğuracağı sonuçlardan idarelerinin sorumlu tutulmasının haksızlık olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Mahkeme kararının, davacı lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;
24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde, "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine,
toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25’i oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, aynı Sendika vekillerince farklı davacıları temsilen, aynı hukuki sebepten kaynaklanan çok sayıda (yüzden fazla) aynı nitelikte davanın açıldığı ve bu davaların Dairemizce temyiz incelemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, konuya ilişkin dava sayısı ile avukatın harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak, davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin, seri davalarda ücreti düzenleyen 22. maddesi uyarınca takdiren 510,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesince; "istinaf başvurusunun reddine," şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; kararın, " Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkeme kararının, yapılan kesintilerin, her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya iade edilmesine ilişkin kısmına gelince;
İdare Mahkemesince, davacının aylığından kesilen tutarların "yasal faiz başlangıç tarihi"nin dava tarihi esas alınarak bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi gerekirken, "...söz konusu sözleşme hükmü nedeniyle maaşından yapılan kesintilerin her bir kesinti açısından ayrı ayrı olmak üzere, kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; kararın, "...söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların, dava açma tarihi olan 13/05/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/7161, K. 2022/2143, 19 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama