KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7166 E., 2022/2496 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/7166
- Karar No
- 2022/2496
- Temyiz eden (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Diğer davalı
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …'ı temsilen … Sendikası
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının, davalı idarelerden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: … İdaresi Genel Müdürlüğünde görev yapan davacı tarafından; davalı idareler ile yetkili sendika olan … Sendikası arasında imzalanan 01/01/2020-31/12/2020 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde yer alan, Sözleşmenin tarafı olan sendikaya üye olmayanların sözleşmeden yararlanmasının, memur taban aylığının %1,5 katı kadar aidat ödemeleri koşuluna bağlı olduğuna dair düzenlemenin iptali ile bu düzenleme uyarınca yapılan kesintilerin, kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, bu yönde sözleşmelere konulan hükümlerin kanuni bir dayanağının bulunmadığı, esasen aksine bir yorumun adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacı ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırı olduğu;
bu durumda, sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiç bir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, kanuni bir dayanağının bulunmadığı hususu açık olduğundan, davalı idareler ile yetkili sendika ...l-Sen arasında imzalanan ve 01/01/2020-31/12/2020 dönemine ilişkin Toplu Sözleşmenin yararlanma koşullarını düzenleyen 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazminat isteminin kabulü ile söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların,
her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu ...
İdare Mahkemesi kararının, "esasa ve vekâlet ücreti dışındaki yargılama giderlerine" ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine, "davacı lehine 2.040,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine" ilişkin kısmı yönünden ise istinaf istemlerinin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 43. maddesi ile yollamada bulunduğu 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca anılan aidatın kesilerek Sendikaya verilmesinin Kanun'un amir hükmü gereği olduğu, dayanışma aidatı ödemek suretiyle ya da sendikaya üye olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın çalışanların insiyatifinde olduğu, bu tercihlerin doğuracağı sonuçlardan idarelerinin sorumlu tutulmasının haksızlık olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, faizin başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Mahkeme kararının, "yapılan kesintilerin, her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacıya iade edilmesine" ilişkin kısmına gelince;
İdare Mahkemesince, davacının aylığından kesilen tutarların "yasal faiz başlangıç tarihinin", dava tarihi esas alınarak bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi gerekirken, "...söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların her bir kesinti tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; kararın, "...söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine..." şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/7166, K. 2022/2496, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama