KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7245 E., 2023/4191 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Esas No
- 2021/7245
- Karar No
- 2023/4191
- Temyiz eden (davalı)
- … Komutanlığı
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf (davacı)
- ..
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Manisa İli, Kırkağaç Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 12/08/2017 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uzman erbaş olabilmek için güvenlik soruşturması sonucunun olumlu bulunması gerektiği, bu kapsamda Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 11. maddesinin (b) bendindeki adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı ile (d) bendindeki uyuşturucuya düşkün olup olmadığının araştırılacağına ilişkin hükümler dikkate alınarak yapılan araştırma sonucunda,.
Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.
K:… sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilen davacının "güvenlik soruşturması uygun olmak" şartını yerine getirmediğinden bahisle hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesinde ve yürüteceği kamu hizmetinin önemi ve niteliği de dikkate alındığında, bu değerlendirmeye dayalı olarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 12/08/2017 tarihli dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 28/01/2021 tarih ve E:2018/9422, K:2021/258 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere,
güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda,
Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlendiğinden,
hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı aylık tutarlarının, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı aylık tutarlarının, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin yürürlükte olan yasa doğrultusunda ve hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacının sözleşmesinin feshedilmesini gerektirecek bir sebep olmamasına rağmen hakkındaki istihbari bilgiler nedeniyle tesis edilen işlemin masumiyet karinesi ilkesine ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur.
Bu duruma göre, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuzdur.
Temyize konu kararın, " davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 07/09/2017 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; " her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine " şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 07/09/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/7245, K. 2023/4191, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama