KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7771 E., 2022/5134 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/7771
- Karar No
- 2022/5134
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ... Camii ... Kursu .... olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak'' şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ve 2.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 27/11/2019 tarih ve E:2017/1455, K:2019/6267 sayılı bozma kararına uyularak; davacının görevine son verilmesine neden olan fiilin İslam törelerine uygun olmadığı tartışmasız olmakla birlikte, söz konusu fiilerin çevresinde bilinir olduğu hususunun, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan.
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği; dava konusu işlem ile davacının görevine son verildiği ve bu durumun sosyo-ekonomik durumunu zora soktuğu ve çevresine karşı itibarını zedeleyebilecek bir durum olduğu,
süreçte elem ve ızdırap duyduğunun muhakkak olduğu anlaşılmakla, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak takdiren 2.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine ve 2.000,00-TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının Yönetmelikte aranılan ortak nitelik şartını kaybettiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/7771, K. 2022/5134, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama