İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2021/8064 K.2022/3216

Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü ile … Sendikası (…-Sen) arasında 24/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasını kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a)…

Esas2021/8064Karar2022/3216Tarih1 Haziran 2022Okuma11 dk · 2.265 kelime

KÜNYE

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/8064 E., 2022/3216 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire Temyiz Eden Müdahil

Karar tarihi
1 Haziran 2022
Esas No
2021/8064
Karar No
2022/3216
Temyiz eden (davalı)
… Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Davalı yanında)
… Sendikası
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Sendikası
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.265 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü ile … Sendikası (…-Sen) arasında 24/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasını kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptali ile sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; sosyal denge tazminatı sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (b) bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı;

dava konusu Sözleşme'nin 11. maddesinde adli, idari veya hesap mahkemeleri tarafından verilmiş tazmin kararı varsa, karar tarihine bakılmaksızın, hükmedilen tazmin meblağı karşılanıncaya kadar ödenecek tutardan kesintileri yapılacağı yönünde düzenleme yapıldığı görülmekle birlikte,

hukuk sistemimizde ilamların icrasına ilişkin olarak yapılan düzenleme dikkate alındığında ilamlı icra takibi usulünün dışında ayrı bir icra/tahsil mekanizması ile ödenecek sosyal denge tazminatı miktarından kesinti yapılmasının taraflar arasında yapılacak sözleşmeye dayalı olarak düzenlemesinin Anayasa'nın 128. maddesinde yer alan aylık ve ödeneklerin kanunla düzenleneceği ancak mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu hükmü karşısında, Kanun ve ilgili toplu sözleşmede ilama dayalı kesintilerin yapılmasına ilişkin düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında,

anılan düzenlemelere aykırı şekilde tahsil yolu öngören dava konusu sözleşmenin 11. maddesinde de hukuka uygunluk görülmediği; dava konusu sözleşmenin 16. maddesinin (a) bendi ile uyarma cezasında 15 gün, kınama cezasında 1 ay, aylıktan kesme cezasında 1,5 ay ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında 2 ay süre ile sosyal denge tazminatının eksik ödeneceğine ilişkin düzenleme yapıldığı görülmekle birlikte, dava konusu sözleşmenin dayanağı olan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme uyarınca;

ödenecek tazminatın aylık tutarının, görev yapılan birim ve iş hacmi görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceğinin düzenlendiği, ancak alınan disiplin cezaları sebebi ile sosyal denge ücretinde kesinti yapılmasına ilişkin düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşılması karşısında sözleşme ile Anayasa'nın 128. maddesi ve toplu sözleşme hükmüne aykırı olacak şekilde düzenleme yapılmayacağı sonucuna ulaşılmakla, dava konusu sözleşmenin 16. maddesinin (a) bendinde de hukuka uygunluk bulunmadığı;

idari yargı yerlerinde tam yargı davası açılabilmesi için kişisel hakların doğrudan ihlal edilmiş olması şartı arandığından, parasal hak talebine ilişkin davanın, bireysel hakları doğrudan muhtel olan sendika üyeleri veya verdikleri yetki doğrultusunda, onları temsil yetkisi kapsamında üye oldukları sendikalar tarafından açılacağı, bakılan davada belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden davanın, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmine ilişkin kısmı bakımından davacı sendikanın ehliyetli olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,

dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptaline, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin kısmı yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi. İdare Dava Dairesince.

Mahkeme kararının; dava konusu Sözleşme'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptaline ilişkin kısmı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçelerinde ileri sürülen iddialar da kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bu kısma ilişkin davalı idare ve davalı yanında müdahilin istinaf başvurularının reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı;

davacı Sendikanın üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin, sosyal denge sözleşmesinin sağladığı haklardan yararlanılmasını aidat ödenmesi koşuluna bağlayan düzenlemenin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, iptal kararının doğuracağı hukuki sonuçlara yönelik genel kapsamlı bir uygulama talebinden ibaret olduğu, tek tek üyelerin yoksun kaldığı tutara yönelik bireysel bir tam yargı davası niteliği taşımadığı, sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatının, kesintinin yapıldığı sendika üyesinin başvuruda bulunması halinde ödenmesine yönelik olduğu,

dolayısıyla bu hususta davacı Sendikanın ehliyetli olduğu sonucuna varıldığından mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına,

dava konusu sözleşme hükmü uyarınca davacı sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatlarının, ilgililerin davalı idareye başvurmaları halinde kendilerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, imzalanan Sözleşme'nin, Toplu Sözleşme ve mevzuata uygun olarak düzenlendiği, sosyal denge tazminatının sözleşme serbestisi çerçevesinde imzalanan Sözleşme uyarınca ödeneceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. Davalı yanında müdahil Sendika tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacı sendikanın üyeleri adına para tahsilatı yapma yetkisinin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Sözleşmenin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesinin 2. ve 3. cümlesi ve 16. maddesinin (a) bendine ilişkin kısmının onanmasına, 11. maddesinin ilk cümlesine ve parasal hakka ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

. Genel Müdürlüğü ile …-Sen arasında 24/05/2019 tarihinde 01/04/2019 - 31/12/2019 dönemini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi imzalanmış, davacı Sendika tarafından davalı idareye … tarih ve … sayılı yazı ile başvurularak söz konusu sözleşmenin bir örneğinin talep edilmiş, davalı idarece … tarih ve … sayılı yazı ekinde sözleşmenin bir örneğinin davacı sendikaya gönderilmesi üzerine,.

Genel Müdürlüğü ile …-Sen arasında 24/05/2019 tarihinde akdedilen ve 01/04/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasını kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesi ile 16. maddesinin (a) bendinin iptali ile sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6289 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 15. maddede; "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Toplu Sözleşme Kapsamı" başlıklı 28. maddesinde.

Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.

Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz. Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir.

8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır.

31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır." hükmüne, "Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması" başlıklı 32. maddesinde ise,

27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı,

il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez.

Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.

İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz.

Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmüne yer verilmiştir.

25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline Ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 4. Bölümünün "Sosyal Denge Tazminatı" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,

4688 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür.

Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir." düzenlemesi yer almıştır.

Dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin iptali istenilen 7. maddesinin (b) bendinde; "...-SEN sendikası üyesi olmayan ve herhangi bir sendikaya üye olmayan kamu görevlisi bu maddenin (a) fıkrasında belirtilen aynı unvanlı kamu görevlisinden kesilen 2 (iki) katı oranı kadar sözleşme aidatı kesilmesi halinde sosyal denge sözleşmesinden yararlandırılır" düzenlemesine, 11. maddesinde.

"Sosyal denge tazminatı, çalışılan her ayın 15' inde maaşlar ile birlikte, mer'i mevzuatta belirtilen yasal kesintiler yapılarak ödenir. Ancak, adli, idari veya hesap mahkemeleri tarafından verilmiş tazmin kararı varsa, karar tarihine bakılmaksızın, hükmedilen tazmin meblağı karşılanıncaya kadar ödenecek tutardan kesintiler yapılır.

Sözleşme aidatlarına ilişkin yapılan kesintilerin yargı kararı gereğince ödenmesi gerektiği durumlarda ise; yapılan ödemenin tamamı, emanete alınan ilk sözleşme aidatı ödemesinden mahsup edilir" düzenlemesine, 16. maddesinin (a) bendinde ise, "Disiplin cezası alan çalışanların, bu sözleşme kapsamında Sosyal Denge Tazminatı.

Uyarma cezası alması halinde 15 gün, Kınama cezası alması halinde 1 ay, aylıktan kesme cezası alması halinde 1,5 ay, Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası alması halinde 2 ay süre ile eksik olarak ödenir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Sözleşme'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesinin 2. ve 3. cümlesi ve 16. maddesinin (a) bendinin iptaline ilişkin davalı idare ve davalı müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Kararın, dava konusu Sözleşme'nin 11. maddesinin ilk cümlesinin iptaline karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmına ve dava konusu Sözleşme hükmü uyarınca davacı sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatlarının, ilgililerin davalı idareye başvurmaları halinde kendilerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına gelince;

Dava, dava konusu Sözleşme'nin 11. maddesinin ilk cümlesinin iptaline ilişkin kısma yapılan istinaf başvurusunun reddi yönünden incelendiğinde;

Dava konusu Sözleşme'nin 11. maddesinin birinci cümlesinin, "Sosyal denge tazminatı, çalışılan her ayın 15' inde maaşlar ile birlikte, mer'i mevzuatta belirtilen yasal kesintiler yapılarak ödenir" şeklinde olduğu, tarafların hak ve yükümlülüklerini yeniden düzenleyen bir hüküm getirmediği, sosyal denge tazminatının da davacının toplam geliri içinde sayılacağı belirtilerek var olan yasal düzenlemelerin uygulanmasına yönelik olduğu, dolayısıyla maddenin belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Dava, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun kabulü yönünden incelendiğinde;

İdari yargı yerlerinde tam yargı davası açılabilmesi için kişisel hakların doğrudan ihlal edilmiş olması şartı arandığından, parasal hak talebine ilişkin davanın, bireysel hakları doğrudan muhtel olan sendika üyeleri veya verdikleri yetki doğrultusunda, onları temsil yetkisi kapsamında üye oldukları sendikalar tarafından açılacağı, bakılan davada belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden; davanın, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmine ilişkin kısmı bakımından davacı sendikanın ehliyetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda; davacı sendikanın bu yönüyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilmediğinden, davacı sendika üyelerinin uğradığı tüm maddi kayıpların (sözleşme aidatının) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin davanın ehliyet yönünden reddi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Sözleşme'nin 7. maddesinin (b) bendi, 11. maddesinin 2. ve 3. cümlesi ve 16. maddesinin (a) bendine ilişkin kısmının ONANMASINA,

2. Kısmen kabulü ile dava konusu Sözleşme'nin 11. maddesinin ilk cümlesine ve dava konusu sözleşme hükmü uyarınca davacı sendika üyelerinden fazladan kesilen dayanışma aidatlarının, ilgililerin davalı idareye başvurmaları halinde kendilerine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Dosyanın bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine 01/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/8064, K. 2022/3216, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi: …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2021/8064
Karar No
2022/3216
Tarih
1 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2021/8067 K.2022/5770
  • Danıştay 6. Daire E.2021/8070 K.2022/5576
  • Danıştay 12. Daire E.2021/8088 K.2022/2527
  • Danıştay 12. Daire E.2021/8101 K.2022/2682
  • Danıştay 4. Daire E.2021/8107 K.2022/3102
  • Danıştay 8. Daire E.2021/8118 K.2022/3529

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.