KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2279 E., 2024/811 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/2279
- Karar No
- 2024/811
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, 5. Zırhlı Tugay Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacı hakkında FETÖ/PDY kapsamında herhangi bir kovuşturma bulunmadığı, davalı idare tarafından da herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunduğu yönünde bir bilgi, belge sunulmadığı, dava konusu işlemin istihbari nitelikteki bilgi ve belgeler içerisindeki ifadeye istinaden tesis edildiği,
anılan ifadede belirtilen "Çevre Mühendisliğinde okuyan Maşallah" isimli kişinin davacı olup olmadığına ilişkin inceleme yapılıp yapılmadığı ve bu kişinin davacı olduğunun nasıl tespit edildiğinin açıklanması ve ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmesine rağmen, ara kararlarına cevaben herhangi bir açıklama ya da bilgi ve belge gönderilmediği hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliğinin, mensubiyetinin, iltisakının veya irtibatının olduğunun ve dolayısıyla güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğunun davalı idare tarafından ortaya konulamadığı anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...
Bölge İdare Mahkemesi ...dari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda,
Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel bilgiye dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, Mahkeme kararında ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davalı idarece davacının durumunun 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/2279, K. 2024/811, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama