KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2506 E., 2022/3280 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2022
- Esas No
- 2022/2506
- Karar No
- 2022/3280
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem : ... Başkanlığında ... sınıf ... olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin üçüncü fıkrası ile amir rütbesindeki personele ilişkin olarak kadro kısıtlaması getirildiği ve aynı Kanun'un geçici 27. maddesinde ise, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesi hususunda 01/01/2015 tarihi itibarıyla birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde olmak ve emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmak dışında başka herhangi bir ölçüye ve sınırlamaya yer verilmediğinden,
01/01/2015 tarihi itibarıyla birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği; bu nedenle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların ödenmesi isteminin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince Danıştay Onikinci Dairesinin 22/04/2021 tarih ve E:2021/1319, K:2021/2338 sayılı bozma kararına uyularak; re'sen emekli edilecek personelin belirlenmesinde birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılması gerektiği, davalı idarece bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin incelenmesinden; görevine devam ettirilen personelin, kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından re'sen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı,
bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel açısından engel olarak görülmediği; dolayısıyla, davalı idarece yapılan değerlendirmede dikkate alındığı belirtilen; personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı;
bu durumda, davalı idarece, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiği ortaya konulamadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada, parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nda her rütbe için azami amir sayısı belirlendiği, mevcut amir sayısının belirtilen oranlara çekilmesi için kanunda üç çeşit emeklilik sistemi getirildiği, bunlardan birinin anılan Kanun'un geçici 27. maddesinde düzenlendiği, idareye geniş takdir hakkı tanındığı, mevzuat gereği ve takdir hakkı kullanılarak işlem tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İdareye tanınan takdir hakkının mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, mesleğe devam edeceği haklı beklentisi içinde sosyal yaşamını kurduğu, müktesep hak teşkil eden haklı beklentisinin gerekçe gösterilmeden, objektif kriter belirtilmeden ihlal edildiği, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı işlem tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/2506, K. 2022/3280, 2 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama