KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4212 E., 2022/5279 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2022
- Esas No
- 2022/4212
- Karar No
- 2022/5279
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 1998 yılında vefat eden eşinin 1981-1984 yılları arasında Kütahya, … Belediye Başkanlığı görevinde bulunduğundan bahisle, daha önce ödenmeyen makam ve görev tazminatlarının, eşinin emekliye ayrıldığı tarihten itibaren ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile emekli aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödenmeyen makam ve görev tazminanlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla.
Mahkemenin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline, davacının idareye başvuruda bulunduğu 02/03/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süreçten itibaren makam ve görev tazminatının hakedildikleri tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının onanması, idareye başvuruda bulunulduğu 02/03/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süreçten itibaren temsil tazminatının hakedildikleri tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 12/12/2019 tarih ve E:2018/4341, K:2019/10135 sayılı kararı ile bozulması üzerine,
bozma kararına uyularak; idare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar verilemeyeceği, bakılan uyuşmazlıkta; davacının 02/03/2015 tarihli başvuru dilekçesinde ve dava dilekçesinde temsil tazminatı yönünden isteminin olmadığı anlaşıldığından,
temsil tazminatı yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, dava netice itibarıyla dava konusu işlemin iptali ile sonuçlandığından dökümü yapılan …-TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 02/03/2015 tarihli başvuru dilekçesinde ve dava dilekçesinde temsil tazminatı yönünden isteminin olmadığı gözetildiğinde Mahkemece temsil tazminatına hükmedilmemiş olmasının yerinde olduğu, bununla birlikte Mahkeme kararının iptal ve kabule ilişkin kısma ilişkin inceleme yapılmamasının yerinde olmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesi ile, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce, yalnızca seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlara makam tazminatı ödenmesi imkanının tanındığı,
bu hükümde de vekaleten yada atanma suretiyle belediye başkanlarına yönelik bir hükme yer verilmediği, bu itibarla ilgilinin atama suretiyle vekaleten yürütmüş olduğu görevinden dolayı almakta olduğu emekli aylıklarının belediye başkanları için öngörülen makam ve görev tazminatı ödemelerinden yararlandırılarak yükseltilmesinin kanunen mümkün olmadığı, usul ve yasa hükümlerine aykırı Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idarenin temyiz başvurusunun yersiz olduğu, bu şekilde Belediye Başkanlığı yapanlar hakkında Danıştay 'ın vermiş olduğu kararların yerleşik hale geldiği, öte yandan temsil tazminatı talebinin olmadığının belirtildiği, oysa temsil tazminatının ayrı bir tazminat olmayıp makam tazminatı ile birlikte hüküm ifade ettiği, ayrıca talep edilmesine gerek olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır.
… İdare Mahkemesinin, dava konusu işlemin iptaline, davacının idareye başvuruda bulunduğu 02/03/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süreçten itibaren makam ve görev tazminatının hakedildikleri tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesince onanarak kesinleşmiş olan 05/05/2016 tarih ve E:2015/830, K:2016/1511 sayılı kararında, davacı lehine …-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olduğundan, davanın diğer kısmı olan temsil tazminatı yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığı yolunda verilmiş olan temyize konu kararda, …-TL vekalet ücretinin davalı idareden davacıya verilmesine karar verilmek suretiyle, davacı lehine ikinci kez vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/4212, K. 2022/5279, 9 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama